TR|EN
Güncel
E-Bülten Aboneliği
Casp 2022
Tevfik Seno Arda Lisesi

RUSYA - UKRAYNA KRİZİ ÇELİK SEKTÖRÜNÜ DE ETKİLİYOR

Rusya ile Ukrayna arasında süregelen savaş durumu çelik ticaretini de ciddi oranda etkiledi. 28 Şubat Cuma günü çeliğin tonu 820-1.000 dolar mertebesindeyken 4 Mart Cuma günü 1.000-1.240 doları, bugün itibariyle de 1.050-1.400 doları gördü.
10.03.2022
20. yüzyılın ilk yarısında yaşanan Dünya Savaşlarının sonucunda bazı kaynaklara göre toplam 67 milyon insan hayatını kaybetti. İkinci Dünya Savaşı’nda ayrıca nükleer silahlar da kullanılırken dünya çapında büyük bir tahribat meydana geldi. Bu ağır faturadan sonra Soğuk Savaş dönemi başladı. 1991’de önce Varşova Paktının sonra da Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrasında Kriz Yönetimi denilen bir döneme girildi. Nedir bu Kriz Yönetimi? Savaşları bölgesel tutup, bir bölgede kriz çıkarıp, sonra krizi çözüp, bu sırada o bölgede istenen avantajları elde etme stratejisi. Irak’ta, Libya’da, Sudan’da ve şimdi de Ukrayna üzerinde gördüğümüz gibi.

Rusya, 24 Şubat 2022 sabaha karşı Ukrayna’nın Donbas bölgesine askerî harekât başlattı ve bugün harekâtın 15. gününe girildi. Savaş beklenenden uzun sürerken, çeşitli kaynakların verdiği bilgilere göre bu savaşta 14 günde iki taraftan 15 bin civarında insan öldü, Ukrayna’da çok büyük bir tahribat meydana geldi. Doğu ve Batı, kriz yönetimi konsepti paralelinde savaşın bölgesel kalmasına çaba gösterirken çeşitli ekonomik yaptırımlar ve aksaklıklar, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm dünyayı etkilemeye başladı.

Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA) Yönetim Kurulu tarafından 9 Mart 2022 tarihinde yapılan değerlendirmede Rusya Ukrayna Krizinin çelik sektörüne etkileri aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir.

Savaşın etkilerini çelik ticareti açısından değerlendirdiğimizde, yaklaşık 1/3’ü Ukrayna’dan, 2/3’ü Rusya’dan olmak üzere, toplamda yaklaşık 50 milyon ton çelik ihracatı olan savaşan ülkelerin şu anda piyasaya çelik verememesi, dünyada çelik arzında önemli azalmaya ve dolayısıyla çelik fiyatlarında artışa neden oluyor. Fiyat artışlarına neden olan diğer hususları şu şekilde özetlemek mümkündür:
- Maden cevheri, kömür gibi emtia fiyatlarındaki artışlar,
- Dünyaya hurda sağlayan önemli oyunculardan biri olan Rusya hurda arzındaki azalma nedeniyle hurda fiyatlarında artış olması, hatta ithal edilecek hurda bulunma zorlukları.
- Enerji maliyetlerindeki artış ve Rusya’nın doğalgazına bağımlılık.
- Avrupa’nın enerji olarak doğalgaz azaltma ve kömüre dönme planları.
- Lojistik maliyetlerindeki artışlar.

SteelOrbis web sitesinden ve üretici üyelerimizden alınan bilgilere göre; 28 Şubat Pazartesi günü farklı ürünler için çeliğin tonu 820-1.000 dolar mertebesindeyken, 4 Mart Cuma günü 1.000-1.240, bugün itibariyle de 1.050-1.400 dolar oldu. Dünyada çeliğin %50’sinden fazlasını üreten Çin’in piyasaları etkileyip etkilemeyeceği takip edilmektedir. Savaşan ülkeler kısa vadede uzlaşma sağlasalar dahi, piyasaların tepkisinin ve dengeye oturmasının ancak orta ve uzun vadede mümkün olabileceği değerlendirilmektedir. Özetle, kullanıcılar tarafından çelik fiyatlarının istikrar bulması arzu edilirken, dünyadaki çelik üreticilerinin bir süre daha bu fiyatlardan, hatta artacak fiyatlarla ihracat yapmaları beklenmelidir.

Çelik yapı
(konstrüksiyon) imalatçıları ise bu süreçte çeşitli zorluklarla karşılaşmaya başladılar. Türk Yapısal Çelik Derneği üyeleri karşılaştıkları sorunlarla ilgili olarak şu hususlara dikkat çekiyorlar:

“Enerji krizi ve piyasalardaki güvensizlik ikliminden etkilenen Almanya, Fransa, Belçika, İtalya’daki büyük yüklenici firmalardan bazıları konkordato ilan etmeye veya en azından ödemelerini aksatmaya başladılar. Avrupa’daki diğer bazı firmalarda da benzer sorunların baş göstermesi olasıdır. Avrupa firmalarına iş yapan imalatçılarımızın dikkatli olmasında yarar vardır. Bu kapsamda;
- Yukarıda belirtilen nedenlerle bazı imalatçılarımız belirli Avrupa firmaları için “ödemeyi almadan sevkiyat yapmama” yöntemini uygulamaya başladılar.
- Çelik fiyatlarındaki belirsizlik nedeniyle, imalatçıların girdi maliyetlerini kontrol etmeleri hemen hemen imkânsız. Dolayısıyla uzun vadeli teklif verilmemesi, teklifte dolar bazındaki artışlara karşı önlem alınması, uzun vadeli taahhütlere girilmemesi yararlı olabilir.
- Türk firmalarının Rusya’daki bazı şantiyeleri faaliyetlerine devam ederken, Ukrayna’daki şantiyelerin durdurulduğu bilgileri alınmaktadır. Karadeniz’deki güvenlik sorunları nedeniyle Türk gemilerinin Rus limanlarına gitmek istememeleri sonucunda, daha önce siparişi alınmış ve şu anda Rusya’ya ihraç edilecek çelik yapı elemanlarının sevkiyatıyla ilgili sorunlar da yaşanmaktadır.”

Sonuç olarak, bu krizin de geçeceği düşüncesiyle sakin olmakta, paniğe kapılmamakta ancak tedbiri de elden bırakmamakta yarar olduğuna inanıyoruz.

Bu vesileyle, ömrünün önemli kısmını çeşitli cephelerde savaşarak geçirmiş Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aşağıdaki sözlerini tekrarlayarak, dileriz Rusya-Ukrayna Savaşı da en kısa zamanda sona erer.

“Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Gerçek kanaatim şudur: Milleti savaşa götürünce vicdanımda azap duymamalıyım, öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye savaşa girebiliriz. Lakin millet hayatı tehlikeye maruz kalmıyorsa savaş cinayettir."

YORUMLAR
SİZ DE YORUM YAZIN
Henüz yorum eklenmemiştir.
Siz de yorumunuzu ekleyerek sitemizin içeriğinin zenginleşmesine katkıda bulunabilirsiniz.
© 2014 - Türk Yapısal Çelik Derneği