TR|EN
Güncel
E-Bülten Aboneliği
Tevfik Seno Arda Lisesi

“YEŞİL HİDROJENDE EN BÜYÜK SEGMENTLERDEN BİRİNİ ÇELİK ÜRETİMİ OLUŞTURACAK”

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası İklim ve Enerji Merkezi tarafından yayımlanan “Türkiye Yeşil Hidrojen Geleceği” başlıklı çalışma çelik sektörünün yeşil hidrojen bağlamında geleceğini irdeliyor.
28.12.2023
“Türkiye Yeşil Hidrojen Geleceği”, ülkemizin yeşil hidrojen teknolojisine dair hedeflerine, kapasitesine ve farklı sektörlerdeki paydaşların bu konuyla ilgili gelecek planlamalarına dair önemli ayrıntılar sunuyor.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası İklim ve Enerji Merkezi tarafından yayımlanan çalışma ilk olarak “Dünyada Değişen Enerji Jeopolitiği, İklim Krizi ve Türkiye” temalı konferansta duyurulurken raporun ayrıntılarına ve raporla ilgi sunumlara https://iicec.sabanciuniv.edu/tr/tghf adresinden ulaşmak mümkün.

Raporda çelik özelinde, “Sanayi sektöründe temiz hidrojen uygulama örnekleri karbon-nötr ve çok boyutlu sürdürülebilirlik öncelikleri kapsamında gelişmektedir. Örneğin, Avrupa’da yüksek ölçekli bir destek ile faaliyete geçiriken HYBRIT projesi, tamamı elektrolize dayalı hidrojen yoluyla DRI38 teknolojisini çelik üretiminde yaygınlaştırmayı, böylelikle emisyon – yoğunluğu yüksek olan sektörde karbon – nötr üretim yöntemlerinin gelişmesini hedeflemektedir. Yeşil hidrojende en büyük talep segmentlerinden birini oluşturmasını beklenen çelik üretimin 2035 yılında %15 ve 2050 yılında yaklaşık %45’inin elektroliz – tabanlı hidrojen yoluyla gerçekleştirilmesi beklenmektedir.” ifadeleri dikkat çekti.

Sabancı Center’da düzenlenen “Dünyada Değişen Enerji Jeopolitiği, İklim Krizi ve Türkiye” temalı konferans ve panelde, IICEC Türkiye Yeşil Hidrojen Geleceği 2023 Raporu’nun lansman sunumunu gerçekleştiren IICEC Direktörü Bora Şekip Güray, şu açıklamalarda bulundu:

‘IICEC Türkiye Yeşil Hidrojen Geleceği 2023”, daha güvenli ve daha temiz enerji geleceğine katkı sağlamak vizyonuyla çalışarak yayımladığımız raporlarımızın dördüncüsü oldu. Yeşil hidrojen kullanımı elektrifikasyon yoluyla karbondan arındırılması güç olan sektörlerde öne çıkacak. Sınırda Karbon mekanizmasının önemli bir faktör olacağını değerlendiriyoruz. Yeşil hidrojende ülke olarak güçlü yönlerimiz, avantajlarımız var. Politika hedefleri ve stratejiler büyüme için zemin oluşturuyor. Güçlü yenilenebilir enerji potansiyelimiz önemli bir avantaj. Ulusal Enerji Planımızla, sektördeki yönelimlerle de birlikte teknolojik gelişim ve yerlileşme fırsatları da yeşil hidrojende ekosistemde büyümeyle birlikte gelişebilecek.

2050’ye doğru bir perspektifle yaptığımız analizlerde ülkemiz dünyada yeşil hidrojene baz oluşturan elektrolizör kapasitesinde ve yeşil hidrojen üretiminde yüzde 2 civarında bir konuma ulaşacak. Bu yönde büyüme, büyük miktarda elektrik girdisini ve bunun planlanmasını gerektiriyor. Gelecek perspektifi içerisinde özellikle bazı sanayi kollarında ve bazı ulaştırma alanlarında güçlü bir talep potansiyeli görüyoruz. Sanayi ve ulaşımdaki talebin 2050 itibariyle toplam talebin %90’ını oluşturmasını bekliyoruz. Analizlerimiz, yeşil hidrojenin 2050 yılında nihai enerji talebinin %6’sına karşılık gelebileceğini gösteriyor.

Bu gelecek perspektifinde, fosil yakıt bağımlılığını azaltmak ve sera gazı emisyonunu düşürmek eksenlerinde bakıldığında, karbondan arındırılması zor sektörlerin mevcut yıllık enerji tüketimlerinin iki katı kadar tasarruf sağlayabiliyoruz. Bu sektörlerin yıllık sera gazı emisyonlarının 3,5 katına eşdeğer düşüş gerçekleşebiliyor. Kümülatif olarak ithalat ve emisyon tasarrufunun ekonomik faydası, 2050 yılına kadar 2022 yılı doları bazlı olarak 55 milyar dolara ulaşıyor.

Yeşil hidrojen için elektrik üretim tesislerine, elektrolizör tesislerine ve değer zincirine diğer altyapılara ihtiyaç var. Çalışma, yıllık ortalamada 3,5 milyon dolarlık faydayı 3 milyar dolarlık maliyetle sağlayabileceğimize işaret ediyor. Diğer bir ifadeyle, kümülatif olarak fayda-maliyet çarpanı 1,2’ye ulaşıyor. 2050’de ise bu değer yıllık bazda 2,4’e çıkıyor. Dolayısıyla, yeşil hidrojende büyümenin ekonomisi ve rekabetçiliği özellikle orta ve uzun dönemde güçleniyor.”


YORUMLAR
SİZ DE YORUM YAZIN
Henüz yorum eklenmemiştir.
Siz de yorumunuzu ekleyerek sitemizin içeriğinin zenginleşmesine katkıda bulunabilirsiniz.
© 2014 - Türk Yapısal Çelik Derneği