TR|EN
Güncel
E-Bülten Aboneliği
Tevfik Seno Arda Lisesi

TÜRKİYE’DEN AB’YE YAPILAN İHRACATIN %42’Sİ SKDM’DEN ETKİLENECEK

Yürürlüğe giren yönetmelikler ve düzenlemeler ile birlikte temiz ve sürdürülebilir kaynaklardan yararlanmak sadece çevrenin korunması değil, aynı zamanda üretimde kirletici unsurların oluşturduğu maliyeti azaltmakta da önem taşıyor. Küresel düzeyde iklim değişikliği ile mücadele çabası artarken, atmosferde sera etkisi oluşturan gazların azaltımı hedefleri gündemde daha geniş yer buluyor.
24.04.2024
Avrupa Birliği, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile 2050 yılında ilk ‘İklim-nötr’ kıta olma hedefini açıkladı. Bu hedef aynı zamanda büyüme stratejilerinin ve tüm politikaların iklim değişikliği ekseninde şekilleneceğini gösteriyor. AB'nin iklim, enerji, arazi kullanımı, ulaşım ve vergilendirme politikalarının 2030 yılına kadar 1990’daki seviyesine kıyasla yüzde 55 emisyon azaltımı sağlanacak şekilde gözden geçirilmesi için “Fit for 55” (55’e Uyum) mevzuat değişikliği paketi Avrupa Komisyonu’nca 14 Temmuz 2021’de yayımlandı.

Bu paketin uluslararası ticareti etkileyecek en önemli yönü ise dünyada ilk kez uygulamaya konulacak Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) olacak. İhracatının önemli kısmını AB ülkelerine yapan Türkiye için ise bu konunun doğru anlaşılması ve mekanizmaya uyumun sağlanması, rekabet avantajını koruması ve AB pazarındaki konumunu geliştirmesi için önem taşıyor. Bu yönde atılacak adımlar, AB düzenlemelerinin diğer kurum ve kuruluşlara örnek olduğu düşünüldüğünde olası düzenlemelere karşı hazırlıklı olmayı da sağlayabilir.

Karbon Kaçağı Oluşumu Önlenecek

SKDM kapsamında; AB’ye ithal edilen ürünlerin imalatında salınan karbon emisyonları ile üretim süreçlerinde kullanılan elektriğin üretiminden kaynaklı dolaylı emisyonların raporlaması yapılacak. Düzenlemeye ilk etapta demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen ürünleri dahil edildi. Uygulama 1 Ekim 2023 itibariyle yürürlüğe girdi ve 1 Ocak 2026 tarihine kadar geçiş dönemi olarak sürecek. Dünya Gazetesi’nin haberine göre; geçiş sürecinin tamamlanmasıyla hayata geçecek asıl uygulama döneminde ithal ürünlerde ürünün üretimi, taşınması, kullanılması ve bertaraf edilmesi süreçlerinde doğrudan ve dolaylı olarak ortaya çıkan toplam sera gazı emisyonunu ifade eden gömülü emisyonlar da gündeme gelecek.

İthal ürünlere gömülü emisyonlar için AB Emisyon Ticaret Sistemi’ndeki (ETS) haftalık karbon fiyatları dikkate alınarak karbon ücreti ödenmeye başlanacak. Mekanizma aynı zamanda enerji-yoğun AB merkezli şirketlerin üretimlerini iklim krizi karşısında duyarlılığı düşük ülkelere yönlendirmesi ile oluşacak karbon kaçağını önleyecek düzenlemeleri de içeriyor.

Uygulama kapsamında; çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, hidrojen ve elektrik sektörlerinde Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’den AB'ye geçen yıl yaklaşık 10 milyar dolarlık ihracat yapıldı. Söz konusu ürünlerde AB'ye yapılan ihracat, toplam ihracat içinde yüzde 42 paya sahip oldu.

Bu durum, söz konusu miktar ve orandaki ihracatın SKDM’den etkileneceği anlamını taşıyor. Türkiye, uygulama kapsamındaki sektörler arasında AB'ye en çok demir-çelik ihracatı yapan ülke oldu. Geçen yıl 6 milyar 255 milyon 273 bin dolarlık ürün AB ülkelerine gönderildi. Bu sektörde, AB'nin Türkiye'nin ihracatı içindeki payı ise yüzde 39 oldu. AB'ye alüminyum ihracatı ise geçen yıl 3 milyar 16 milyon 722 bin dolar olarak belirlenirken, Türkiye'nin alüminyum ihracatındaki payı ise yüzde 59 olarak kayıtlara geçti.

YORUMLAR
SİZ DE YORUM YAZIN
Henüz yorum eklenmemiştir.
Siz de yorumunuzu ekleyerek sitemizin içeriğinin zenginleşmesine katkıda bulunabilirsiniz.
© 2014 - Türk Yapısal Çelik Derneği