TR|EN
Güncel
E-Bülten Aboneliği
SteelPro 2023
18th New Horizons
Tevfik Seno Arda Lisesi

6 ŞUBAT’I UNUTMAMAK YETMİYOR

1939 Erzincan Depremi ve 17 Ağustos 1999 Büyük Marmara Depremi’nden sonra 6 Şubat 2023 tarihinde, saat 04.17'de Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremle sarsıldık. Ardından saat 13.24'te merkez üssü Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesi olan 7,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem daha meydana geldi. Ardından 20 Şubat 2023’te de merkez üssü Yayladağı olan bir deprem ve ardı sıra gelen artçı depremler yaşandı.
06.02.2024
Türkiye bir deprem ülkesi ve depremler tarih boyunca 100 binlerce can almış bu topraklarda. Deprem kuşağındaki ülkemiz için ne ilk ne de son, 6 Şubat depremi. Bu depremde resmî rakamlara göre 50.783 kişi yaşamını yitirirken, 100 binlerce binamız yıkıldı, ekonomimiz 100 milyarlarca dolar zarara uğradı.

Cumhuriyet dönemindeki büyük depremden önceki ikisine bakalım: 26 Aralık 1939 tarihinde (bazı kaynaklara göre 27 Aralık 1939 gününde saat 01.57'de) moment büyüklüğü 7.9 Mw olan Erzincan depreminde 32.962 vatandaşımızı, 17 Ağustos 1999’da başlayan ve 12 Kasım’da Düzce’de devam eden 7.4 Mw büyüklüğündeki Büyük Marmara Depreminde 18.373 canımızı kaybettik.

ASRIN ÜÇ FELAKETİ
Erzincan depreminden sonra bazı mevzuat çalışmaları yapıldı ama bir süre sonra unutuldu.

17 Ağustos depremini unutmamak için her yıl andık, hatta bir süre sonra Yerli Malı Haftasına benzeyen anma törenleri düzenledik. Bir süre sonra, kanıksadık.

Yukarıdaki, güncel terimiyle asrın felaketi sayılabilecek iki büyük depremden sonra bazı tedbirler alındı ama bunlar da pansuman niteliğinde oldu, günlük gaileler içinde ameliyat gibi köklü ve uzun vadeli çözümlere zaman ve bütçe ayrılamadı, gerekli öncelik verilemedi. Erzincan ve 17 Ağustos depremlerine rağmen 6 Şubat 2023’te üçüncü kez asrın felaketi yaşandı.

Demek ki unutmamak yetmiyor, bilimsel tabana dayalı çözüm üretmek, bunun için organize olmak, orta ve uzun vadede yeterli önlem almak gerekiyor. Yönetmeliklerdeki koşulları ağırlaştırarak çözeceğimizi zannettik, denetim olmayınca o da sonuç vermedi. Bolu-Gerede, Varto, Lice, Çaldıran-Muradiye, hatta 21 Ekim 2011’deki Van depreminden de çıkaracağımız çok dersler olmalıydı, olmadı.

Depremlerle ilgili çalışmalarda iki aşama var:
• Birincisi; depremzedelerin olanaklar ölçüsünde yaralarını sarmak (Düzeltici faaliyetler),
• İkincisi ise, bundan sonraki depremlerde son yüz yılda üç kez yaşadığımız gibi yine 10 binlerce insanın yaşamlarını kaybetmemesi, 100 binlerce binanın yıkılmaması, 100 milyarlarca dolar ekonomik kayba uğranmaması için stratejik bakış açısıyla çareler geliştirmek (Önleyici Faaliyetler).

Galiba biz bir türlü ikinci sınıfa geçemedik.

6 ŞUBAT 2023 KAHRAMANMARAŞ DEPREMİNDEN ALINAN DERSLER

Strateji ve Bütçe Başkanlığının 17 Mart 2023 tarihli raporuna göre; 6 Şubat depreminde 518.009 bina yıkıldı veya ağır hasar aldı. Depremden etkilenen 11 ilimizdeki 5.649.317 binanın %82’si betonarme, %3,6’sı prekast beton prefabrik, %2,4’ü (büyük çoğunluğu sanayi yapısı) çelik binalardı. Konut bazında ise çelik yapı oranı %0,4. Ancak depremde hiçbir çelik yapı yıkılmadı.

Depremlerin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün (YİGM) 29 Mart 2023 tarih ve “Hasar Tespit Çalışmaları” konulu yazısı uyarınca deprem bölgesindeki çelik yapıların hasar kontrolünün yapılması görevi ilk kez Türk Yapısal Çelik Derneğine verildi .

Çalışmanın önemli sonuçlarından biri; deprem hasar tespitine ilişkin mevcut yasa, yönetmelik ve yönergelerin yapı stoğunun %95’ini oluşturan betonarme ve yığma yapılar için hazırlanmış olduğu, yapı stoğunun yaklaşık %5’ini oluşturan çelik yapıların deprem hasar tespitinin yapılması için çelik yapıların özelliklerine uygun düzenlenmiş mevzuata ihtiyaç olduğu görüldü ve bu konudaki görüş ve önerilerimiz Yapı İşleri Genel Müdürlüğü ile paylaşıldı.

Daha önce betonarme ve yığma yapıların hasar tespit esaslarına göre belirlenen hasar derecelerinin çelik yapıların özelliklerine uygun olmadığı görüldü ve bulguların 18 Nisan 2023 tarihinde çoğunluğu akademisyenlerden oluşan TUCSA Hasar Tespit Komitesinde bilimsel yöntemlerle tartışılarak değerlendirildi.

Betonarme yapılarda kolonlardan biri kırılır veya taşıyıcı özelliğini kaybetmesine neden olacak hasar alırsa binanın yıkılmasına karar verilirken, çelik taşıyıcı sistemli yapılarda tüm taşıyıcı elemanların değiştirilebilme veya tamir edilebilme özelliğinden dolayı, bu yapıların çok özel durumlar dışında, sanayi faaliyetine devam etmesinin mümkün olduğu, böylece afetler nedeniyle yerel ekonominin durağanlaşmamasının sağlanabileceği, dolayısıyla hem sosyal ve moral hem ticari açıdan bölgeye büyük avantaj sağlayacağı görüldü.

TUCSA heyeti 26-28 Nisan 2023 tarihlerinde bölgede incelemeler ve YİGM yetkilileri ve yerel yöneticiler dahil ilgililerle görüşmeler yaptı. Bu kapsamda, daha önce betonarme ve yığma yapıların hasar tespit esaslarına göre düzenlenen hasarlar raporlarının bir kısmında, çelik yapıların özelliklerine göre düzeltildi.

İstatistiklerin gösterdiği üzere Kahramanmaraş depremleri, çelik yapıların depreme karşı gösterdiği direncin ve sağlamlığın en büyük kanıtı olarak karşımıza çıktı. Bu depremler, bir deprem ülkesi niteliğindeki Türkiye’de çelik yapıların daha fazla kullanılmasının bir tercih değil zorunluluk olduğunu da gözler önüne serdi.

Çeyrek asra yakın yayım hayatının 24. yılını sürdüren Çelik Yapılar dergisi, 6 Şubat depreminden alınan dersler ile kamu, üniversiteler ve sektör tarafından yapılması gerekenler konusundaki görüş ve önerilerini başta “Ajandam” isimli bölüm olmak üzere sayfalarına taşıdı ve taşımaya devam edecek.

“Ajandam” yazılarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:
• Sayı 80 (Ocak – Şubat 2023): Deprem - 1: “Deprem Manifestosu” okumak için tıklayın.
• Sayı 81 (Mart – Nisan 2023): Deprem - 2: “İstatistik Bilimini Yok Saymayalım Ders Alalım” okumak için tıklayın.
• Sayı 82 (Mayıs – Haziran 2023): Deprem  - 3: “Kalite ve Öz Denetim Bir Kültürdür, Değişim Gerektirir” okumak için tıklayın.
• Sayı 83 (Temmuz – Ağustos 2023): Deprem - 4: “Deprem İçin Ne Yapmalıyız” okumak için tıklayın.
• Sayı 84 (Eylül – Ekim 2023):  Deprem - 5: “İnsanlar Ölmesin Diye Çelik” okumak için tıklayın.
• Sayı 85 (Kasım – Aralık 2023): Deprem - 6: “Deprem Dirençli Yapılaşma Politikası” okumak için tıklayın.

Bu bölgede binlerce yıldır olduğu gibi depremler olmaya devam edecek. Bize düşen deprem dirençli yapılar yapmak için gerçekçi çareler üretmek.

 

YORUMLAR
SİZ DE YORUM YAZIN
Henüz yorum eklenmemiştir.
Siz de yorumunuzu ekleyerek sitemizin içeriğinin zenginleşmesine katkıda bulunabilirsiniz.
© 2014 - Türk Yapısal Çelik Derneği