TR|EN
Güncel
E-Bülten Aboneliği
SteelPro 2023
18th New Horizons
Tevfik Seno Arda Lisesi
Yayınlar > Çelik Yapılar
Sayı: 79 - Kasım / Aralık 2022

Ajandam


YENİ BİR GENEL KURULA GİDERKEN PROF. YARDIMCI’YA HAZİN VEDA

Her gecenin bir sabahı olduğu gibi, yaşam da siyah-beyaz yer karolarına benziyor: bir gün siyah, ertesi gün beyaz. Bugünkü sohbetimize 21 yıl birlikte ve büyük bir uyum içinde çalıştığım Türk Yapısal Çelik Derneğine kuruluşundan itibaren emek vermiş 16 yıla yakın Türk Yapısal Çelik Derneğinin Başkanlığını yapmış olan Prof. Dr. Nesrin Yardımcı Tiryakioğlu’nu sonsuzluğa uğurlamanın hüznü ile başlıyoruz.

H. Yener Gür’eş
Türk Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Avrupa Yapısal Çelik Birliği (ECCS) Önceki Başkanı

Acısıyla tatlısıyla bir yılı daha geride bırakıyor ve yeni bir yıla giriyoruz. Bazen sorarız kendimize, 31 Aralık’ı 1 Ocak’a bağlayan gece yarısı ne oluyor ya da ne değişiyor da insanlar yeni yılı böylesi bir coşku ile karşılıyorlar diye. Eğer yaşam boyu sıkıntılarımızı, sorunlarımızı sıfırlamadan biriktirirsek bir süre dayanılmaz, taşınamaz bir yük olur. Onun için eskiyi olduğu yerde bırakıp yeni bir beyaz sayfa açmak her insanın hatta her kurumun ihtiyacı. Tövbe ve günah çıkarma da bunun bir başka uygulaması değil mi?

Biz de tüm okurlarımızın yeni yılını kutlar, Cumhuriyetimizin 100. yılında kendilerine, ailelerine, ülkemize ve tüm insanlığa iyi gelecek, sağlık, mutluluk ve bereket getirecek bir sayfa açmalarını diliyoruz.

PROF. DR. NESRİN YARDIMCI TİRYAKİOĞLU’NA HAZİN VEDA
Her gecenin bir sabahı olduğu gibi, yaşam da siyah-beyaz yer karolarına benziyor: bir gün siyah, ertesi gün beyaz. Bugünkü sohbetimize 21 yıl birlikte ve büyük bir uyum içinde çalıştığım Türk Yapısal Çelik Derneğine kuruluşundan itibaren emek vermiş 16 yıla yakın Türk Yapısal Çelik Derneğinin Başkanlığını yapmış olan Prof. Dr. Nesrin Yardımcı Tiryakioğlu’nu sonsuzluğa uğurlamanın hüznü ile başlıyoruz.

Yalnız ailesi, akademi camiası, öğrencileri, çelik yapılar sektörü Türk Yapısal Çelik Derneği ve Avrupa Yapısal Çelik Birliği (European Convention for Constructional Steelwork) için değil onu tanıyan küçük büyük herkes için mükemmel bir insan muhteşem bir rol model idi. Ruhu şad olsun. Prof. Dr. Nesrin Yardımcı Tiryakioğlu, 20 Kasım’da defnedilişinin ardından ilk olarak 24 Kasım’da, ailesi, Yeditepe Üniversitesinin Kurucusu ve Vakıf Başkanı Bedrettin Dalan, Rektör Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl ve sevenlerinin de katılımlarıyla Yeditepe Üniversitesinde anıldı. Daha sonra, 2001 yılında 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile birlikte açılışını yaptığı Yapısal Çelik Günlerinin 23’üncüsüne ilk kez fiziken katılamadı ama 6 Aralık’ta 23 Yapısal Çelik Günü Prof. Yardımcı’yı anarak başladı. Nihayet 24 Aralık’ta da Divan Başkanlığını yapmış olduğu Büyük Kulüp tarafından düzenlenen anma törenleriyle uğurlandı. Aslında o hiçbir yere gitmedi, daima dimdik duran kendi tarzıyla sevenlerinin kalplerinde yaşamaya devam edecek.

23. YAPISAL ÇELİK GÜNÜ
1992 yılında kurulmuş ve kuruluşundan itibaren Avrupa Yapısal Çelik Birliği (ECCS) üyesi olan Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA) tarafından, Kurucu Başkan Prof. Dr. Tevfik Seno Arda’nın ECCS Başkanı olduğu 2000 yılında başlatılan Yapısal Çelik Günleri geçen 23 yıl içinde sektörün binlerce ilgilisini ve paydaşını Yapısal Çelik Günlerinde buluşturdu. Yıllar içinde kapsamı değişen ve gelişen Yapısal Çelik Günlerinde konularında uzman yaklaşık 600 kadar konuşmacıdan; çelik yapı projelerinin detayları, teknolojideki gelişmeler izlendi ve dinlendi, kritik konular panellerde masaya yatırıldı. Yapısal Çelik Günleri sektör paydaşlarına, sektöre ilişkin yeniliklerin paylaşılmasının yanı sıra buluşma imkânı sağlarken iletişim ağı (networking) ve tanıtım konusunda da önemli fırsatlar sağladı.

Covid-19 salgını nedeniyle geçen iki yıl online olarak gerçekleştirildikten sonra, 23. Yapısal Çelik Günü, bu yıl 6 Aralık 2022 tarihinde tekrar yüz yüze olarak Yeditepe Üniversitesi İnan Kıraç Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Başlangıçtan günümüze 23 yıl geçmiş olmasına karşın ne katılımcıların Yapısal Çelik Günleri’ne ilgisi azaldı, ne de düzenleyenlerin heyecanı. Her yıl kendini yenileyerek devam eden Geleneksel Çelik Günleri umarız ve dileriz daha nice yıllar sektörü bir araya getirmeyi, yararlı etkinliklerini gerçekleştirmeyi sürdürür. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi derginin bu sayısında ayrıca verildiğinden, burada tekrarlamayacağım.

GENEL KURUL
Türk Yapısal Çelik Derneğinin Genel Kurulları bana daima heyecan vermiştir. 2000 yılından 2016 yılına kadar Olağan Genel Kurul ve Mali Genel Kurullarda 16 kez Divan Başkanlığı yaptım. Şimdi Yönetim Kurulu olarak 16. Seçimli Olağan Genel Kurula hazırlanıyoruz. Genel Kurulun, çoğunlukla yeterli katılım sağlanamayan ilk toplantısı 9 Şubat 2023 Perşembe günü saat 14.00’te Dernek Merkezinde yapılacaktır. Bu tarihteki toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamaz ise ikinci toplantı, 16 Şubat 2023 Perşembe günü saat 14.00’te Kadıköy Belediyesine bağlı Kozyatağı Kültür Merkezi Kat 3 Konferans Salonu’nda aşağıdaki linkte verilen gündem uyarınca yapılacaktır.

https://tucsa.org/tr/haber_detay.aspx?haber=2315

Dernek Tüzüğü Madde. 20’de belirtilen, “Genel kurulda her üyenin bir oy hakkı vardır; üye oyunu şahsen kullanmak zorundadır. Tüzel kişi üyeler genel kurulda kurumlarını temsil edecek temsilci atama hakkına sahiptirler.” ifadesi uyarınca tüzel kişiler oylarını daha önceden derneğe bildirilmiş temsilcileri veya web sayfasında örneği sunulan “temsilci atama yazısı” ile Genel Kurula katılmak üzere belirleyecekleri temsilcileri vasıtasıyla kullanabilirler.

Bir yandan sektörü geliştirmeye çalışırken, diğer taraftan küresel ısınma ve benzeri nedenlerle gezegenimizin mahvına seyirci kalmamamız gerektiği ortadadır. Dünyayı bugüne getiren uygulamalara devam ederek farklı bir sonuç beklemek Albert Einstein’ın ifadesiyle en hafifinden sadece bir hayaldir. Teknoloji baş döndürücü hızla gelişiyor ve yapay zekâ, sanal gerçeklik, robotlar gibi kavramlar hayatımızın her alanına giriyor. Umarız ve dileriz, önümüzdeki dönem Yönetim Kurulları bugüne kadar dile getirdiğimiz bu gerçekleri, güncel terimiyle Z kuşağının farklı ve yaratıcı bakış açısı ile mevcut bilgi birikimini dengeleyerek hayata geçirme konusunda atılımlarını ve yenilikçiliklerini sürdürürler.

“Bu ülke, bu gezegen bizim” yaklaşımıyla sektöre hizmet etmek destek vermek isteyen her üyemizin, geçen 30 yılda büyük aşamalar kaydeden ve gelişen derneğimizin çeşitli kurul ve komitelerinde rol alması, etkinliklerine katılımcı olması en içten dileğimizdir.

16. Genel Kurula derneğimizin tüm aktif üyeleri / tüzel kişi üye temsilcileri davetlidirler.

2022 YILINDA NELER YAPTIK?
Geçtiğimiz yıl aşağıdaki etkinlikleri başarıyla gerçekleştirdik:
25-26 Mayıs 2022 tarihlerinde 2nd International Conference and Exhibition on Corrosion and Surface Protection for Steel (CASP 2022) uluslararası konferansı
20-22 Eylül 2022 tarihlerinde 10th International Symposium on Steel Bridges for a Green Planet uluslararası sempozyumu (SBIS 2022)
21 Eylül 2022 tarihinde 6th European Steel Bridges Awards (ESBA 2022) Ödül Töreni ve Gala Dinner
22 Eylül 2022’de ECCS Yıllık Toplantıları
ECCS 6. Avrupa Çelik Köprü Ödülleri (ESBA) 2022 Yarışması
19. SteelPRO 2022 Öğrenci Yarışması
13. Ulusal Çelik Yapı Ödülleri 2022 Yarışması
6 Aralık 2022 tarihinde 23. Yapısal Çelik Günü
   
— CASP 2022 Uluslararası Konferansı
Korozyon ve yüzey koruma konusundaki konferans serimize başlamamıza neden olan yaklaşımı şu şekilde özetleyebiliriz: Yıllarca “yapısal çeliğin ve çelik yapıların tanıtımı ve yaygınlaştırılması” çalışmalarının önüne sıklıkla aşağıdaki üç engel çıkmıştır;
  • Korozyon,
  • Yangın riski,
  • Pahalılık (Değer mühendisliği ve ekonomiklik değerlendirilmeden).
Tabii bunlara günümüzde, çeliğin korozyonuna ve aşınmasına karşı alınacak önlemlerin CO2 salımına etkisi de eklenmiştir. Bu önemli konuya aşağıda “İklim Değişikliği ve Karbon Sıfır Hedefi“ başlığı altında ayrıca değinilecektir.

ECCS bünyesinde yaklaşık 15 yıl uykuda kalan TC4 Yüzey Koruma Komitesi, sürdürülebilirliğin öne çıkmasına paralel olarak 27 Ekim 2016 tarihinde tekrar gündeme alınmış ve çalışmalarını başarıyla yürüten TC3 Yangın Komitesi gibi TC4 Yüzey Koruma Komitesi’nin de aktif hale getirilmesine karar verilmiştir. TUCSA tarafından kurulan TK3 Yangın Güvenliği Komitesi 26 Şubat 2007 tarihinde, TK4 Korozyon ve Yüzey Koruma Komitesi de 21 Eylül 2016 tarihinde ilk toplantılarını yapmışlardır.

Bu nedenle, TUCSA ilk CASP konferansını ECCS ile koordineli olarak 22-24 Mayıs 2019 tarihinde İstanbul’da Lares Park Otelde gerçekleştirdi ve çok beğeni aldı. CASP serisi uluslararası konferanslarının her iki yılda bir gerçekleştirmesine karar vermiş olunmasına karşılık, 2021 yılına planlı konferans Covid-19 salgını nedeniyle ertelendi ve 2nd International Conference on Corrosion and Surface Protection for Steel (CASP 2022) uluslararası konferansı 25-26 Mayıs 2022 tarihlerinde başarıyla gerçekleştirildi. Konferans süresince dünyaca ünlü sekiz davetli keynote konuşmacının yaptığı çok etkili ve yararlı sunumlar katılımcılar tarafından ilgiyle izlendi. Keynote konuşmacıların dışında, her iki gün de 10’ar tebliğ olmak üzere, toplamda 20 sunum yapıldı. Prof. Dr. Hüsnü Gerengi’nin koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda, bu sunumlardan bazıları uluslararası tanınırlığı olan Journal of Adhesion Science and Technology endeksli dergisi tarafından yayımlanmak üzere kabul edildi.

Bu konferans sonucunda şu önemli sonuçtan bahsetmek isterim: korozyon konusu en çok çelik sektörünü ilgilendiriyor olmakla birlikte, özellikle ülkemizde yeterince bilinmeyen dolayısıyla da önemsenmeyen bir bilim dalıdır. Periyodik olarak gerçekleştirdiğimiz ve gerçekleştireceğimiz CASP konferansları, sektörümüzü doğrudan ilgilendiren ve aşağıda belirtilen alanlarda bilimsel çalışmaların sektör adına teşvik edilmesi ve bilincin artması yönünde fayda sağlayacaktır:
  • Çeliğin pazarlanmasının önünde engel olabilecek korozyon ve korozyondan korunma mühendisliği,
  • Çeliğin kullanım ömrünü uzatarak, birim zamanda sera gazı salımını azaltıcı önlemler,
  • Sürdürülebilirliğin temel ögelerinden olan geri dönüşüm (recycling), kullanımın azaltılması (reduce) ile birlikte tekrar kullanım (reuse) olanağına dikkat çekmek.
— SBIS 2022 Uluslararası Sempozyumu
İkinci Dünya Savaşı’nın (1 Eylül 1939-2 Eylül 1945) ardından harap olmuş Avrupa’nın yeniden yapılandırılması safhasında 1955’de kurulan ECCS, sosyal olduğu kadar stratejik öneme de sahip olan köprü tasarımı ve yapımı konusuna daima önem vermiştir.

“International Symposium / Conference on Steel Bridges” 25 Şubat 1988 tarihinden beri Avrupa Yapısal Çelik Birliği (European Convention for Constructional Steelwork - ECCS) üyeleri tarafından ECCS şemsiyesi altında gerçekleştirilmektedir. Türk Yapısal Çelik Derneği (TUCSA) “8th International Symposium on Steel Bridges: Innovation and New Challenges” sempozyumunu 2015 yılında ECCS Yıllık Toplantılarıyla birlikte İstanbul’da düzenlemişti. TUCSA bu kez “10th International Symposium on Steel Bridges for A Green Planet” sempozyumuna 20-22 Eylül 2022 tarihlerinde, ECCS Yıllık Toplantılarıyla birlikte İstanbul’da ev sahipliği yapmanın ve bu etkinliğin insan ile doğa arasında köprü oluşturmasını hedeflemenin gururunu yaşamıştır. Sempozyum, ECCS adına TUCSA tarafından T.C. Karayolları Genel Müdürlüğü ve Yeditepe Üniversitesinin organizasyon destekleri ve sponsorlarımızın katkılarıyla İstanbul’da InterContinental Otelde başarıyla gerçekleştirildi.

Türkiye, Avrupa ile Asya arasında doğal köprü oluşturmakla birlikte, 1973 yılından başlayarak gerçekleştirdiği beş asma köprü ile iki kıtayı fiziken de birbirine bağlamaktadır. Bu köprülerden üçü İstanbul Boğazı’nın ve biri de İzmit Körfezi’nin üzerinde yer alırken, geçen yıl Çanakkale Boğazı üzerinde hizmete giren 1915 Çanakkale Köprüsü, Cumhuriyetimizin 100. yılını simgeleyen 2.023 metre ile dünyanın en geniş orta açıklığına sahip köprüsü olarak Türkiye’de iki kıtayı birbirine bağlayan beşinci köprü olmuştur.

Yaklaşık 50 yılda dünyanın önde gelen geniş açıklıklı beş asma köprüsünü yapma vizyonuna ve becerisine sahip Türkiye bunların dışında da birçok özgün çelik köprünün tasarımını ve yapımını gerçekleştirmiştir. Bu köprülerden elde edilen bilgi birikimi ve deneyim sayesinde Türkiye; dünyanın çeşitli ülkelerinde ve kıtalarında çok sayıda köprü yapmış, dünyanın köprü üretim ve yapım merkezlerinden biri haline gelmiştir. Son olarak gerçekleştirdiği 1915 Çanakkale Köprüsü, Türkiye’nin dünyanın her köşesinde en büyük köprüleri yapabileceğini kanıtlamıştır.

10. Uluslararası Çelik Köprü Sempozyumu; mimarlar, yapı mühendisleri ve tasarımcıları, çelik yapı imalatçıları ve yüklenicileri ile birlikte çevre psikologları, şehir planlamacıları ve çevrecilere de çelik köprülere ilişkin yenilikleri ve yeni ufukları tartışma ve değerlendirme olanağı sunmuştur. Dünyanın köprü üretim ve yapım merkezlerinden biri haline gelmiş olan Türkiye’nin köprü teknolojileri konusunda da hamlelerini sürdürmesi gerekmektedir.

20-23 Eylül 2022 haftası içinde Sempozyum ile birlikte gerçekleştirilen teknik gezi ve ECCS Toplantıları aşağıdaki programa göre yürütülmüştür:
    20 Eylül 2022 1915 Çanakkale Köprüsüne Teknik Gezi
    21-22 Eylül 2022 10th International Symposium on Steel Bridges for A Green Planet
    21 Eylül 2022 6th European Steel Bridges Awards Ödül Töreni
    21 Eylül 2022 Gala Dinner ve TUCSA’nın 30. Kuruluş Yıl dönümü Yemeği
    22 Eylül 2022 ECCS Yıllık Toplantıları - yalnız davetli ECCS üyeleri için.

— ECCS 2022 Yıllık Toplantıları
TUCSA Yönetim Kurulu Başkanı H. Yener Gür’eş, 2018-2019 döneminde yaptığı ECCS Başkanlığından sonra 2021 yılında ikinci kez ECCS Başkanlığına seçilmişti. 22 Eylül 2022 tarihinde İstanbul’da InterContinental Otelde yapılan ECCS Yönetim Kurulu toplantısının ardından, ECCS Başkanı Gür’eş başkanlığında toplanan ECCS Genel Kurulu toplantısında 2022-2023 dönemi ECCS Başkanlığı seçimi sonunda H. Yener Gür’eş ECCS Başkanlığı görevini Hollanda Yapısal Çelik Derneği Direktörü Annamarie Hagoort’a devretti.

Bu iki uluslararası sempozyum ve konferans ile ECCS Genel Kurulunun dışında biri uluslararası, üç yarışma da 2022 yılının önemli etkinlikleri arasında yer aldı.

— ESBA 2022 Yarışması

Ev sahibi ülke adına Prof. Dr. Nesrin Yardımcı Tiryakioğlu ve Yüksek Mimar Mühendis Ahmet Alataş’ın da katıldıkları uluslararası jüri tarafından 31 Mayıs 2022 tarihinde Brüksel’de yapılan değerlendirme toplantısında üç projeye ödül verilmesi kararlaştırılmıştır. 

ECCS tarafından yayımlanan Şartname paralelinde European Steel Design Awards Uluslararası Jüri Toplantısı 31 Mayıs 2022 tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilmiştir. Uluslararası Jüriye ev sahibi ülke adına mühendis olarak ECCS Silver Medal ve Charles Massonnet Bilim Ödülü’nü almış olan Prof. Dr. Nesrin Yardımcı Tiryakioğlu ve mimar olarak da 2017 yılında ilk kez Avrupa’nın en iyi projesi seçilerek Awards of Excellence ödülü alan Yüksek Mimar Mühendis Ahmet Alataş kendi imkânlarıyla katılmışlardır. Uluslararası Jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda Türkiye’den katılan 2 köprünün de yer aldığı aşağıdaki projeler ödüle değer bulunmuştur:

KARAYOLU ve DEMİRYOLU KÖPRÜLERİ Kategorisinde 1915 Çanakkale Köprüsü, Türkiye 
Proje Sahibi: KGM adına Kamu Özel Sektör Ortaklığı Bölge Müdürlüğü / Bursa,
Genel Yüklenici: DL E&C - LİMAK - SK ecoplant - YAPI MERKEZİ Ortak Girişimi (DLSY JV)
Mimari Firma: Çanakkale Otoyol ve Köprüsü İnşaat Yatırım ve İşletme A.Ş. (ÇOK A.Ş.)
Yapısal Tasarım: Danimarka’dan COWI A/S
Çelik Yapı İmalatçısı: ÇİMTAŞ,
Montaj Alt Yüklenicisi: ÇİMTAŞ / Handar / DLT / SRBG

BİSİKLET ve YAYA YOLLARI Kategorisinde Bridge De Lille Langebro, Danimarka

MODÜLER KÖPRÜ JÜRİ ÖZEL Ödülüne değer bulunan Erection of 148 Metallic Modular Bridges for Peruvian Government, Peru
Proje Sahibi: Peru Ulaşım ve İletişim Bakanlığı
Genel Yüklenici: BERD – Projecto, Investigaçao e Engenharia de Pontes S.A.
Çelik Yapı Yüklenicisi: MİM Mühendislik A.Ş.

21 Eylül 2022 tarihinde gerçekleştirilen Ödül Töreni’nde kazanan projelerin paydaşları ECCS Başkanı H. Yener Gür’eş, Tanıtım İcra Kurulu (PMB) Başkanı Bernhard Hauke ve Ödüller Komitesi Başkanı Annamarie Hagoort’un elinden ödüllerini almışlardır. Törenle ödüllerini alan yarışmacılar ve tüm misafirler aynı günün akşamında Moda Deniz Kulübünde düzenlenen geleneksel Gala Dinner yemeğinde mutluluklarını paylaşmışlardır. Gala Yemeğinde geçirilen keyifli saatlerin ardından, TUCSA’nın büyük başarılara imza attığı 30 yılın kutlandığı gecede 30. Yıl pastasını TUCSA Yönetim Kurulu Başkanı H. Yener Gür’eş, Önceki Başkan Prof. Dr. Nesrin Yardımcı Tiryakioğlu, Başkan Vekili Ahmet Şuyun, Sayman Üye Kağan Yemez ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Güzel kestiler.

— SteelPRO 2022 Öğrenci Yarışması
TUCSA tarafından ilk kez 2004 yılında PROÇEL kısa adıyla gerçekleştirilen, Türkiye’nin en uzun soluklu öğrenci yarışması olarak bilinen ve geçen yıl 19’uncusu düzenlenen 19. Çelik Yapı Tasarımı Öğrenci Yarışması (SteelPRO 2022) Ahmet Alataş Workshop Ana Sponsorluğunda gerçekleştirildi.

Nedenleri ve etkileri açısından iklim değişikliği, çağın en önemli ve insan ırkının yok olmasına sebep olabilecek kadar büyük küresel sorunu olarak değerlendirildiğinden, bu yıl yarışmanın konusu: İklim değişikliklerinden kaynaklı sorunlara yaratıcı yapısal çözümler olarak belirlendi. Burada üç amacımız vardı: birincisi iklim değişikliği konusundaki farkındalığın artmasına katkıda bulunmak, ikincisi öğrencilerin mevcut bilgilerin koşullanmışlıklarından kurtularak yeni ve yaratıcı fikirler geliştirmelerine olanak sağlamak, üçüncüsü ise bizim doğrularımız ve hayal edebildiklerimiz dışında öneriler gelirse onları da değerlendirmek.

SteelPRO Çelik Yapı Tasarımı Öğrenci Yarışmalarının daha yararlı hale gelmesi için, yarışmada yararlanılacak bilgilerin dışında öğrencilerin meslek yaşamları boyunca yararlanabilecekleri bilgilerin de paylaşılması amacıyla 2021 yılında başlattığımız SteelPRO Tanıtım Toplantısı ve Seminerleri geçen yıl ikinci kez düzenlendi. Eğitim amaçlı bu toplantılara SteelPRO 2022 Yarışmasına katılıp katılmayacağına bakılmaksızın tüm mimarlık ve inşaat mühendisliği öğrencileri davet edildi.

Bu kapsamda, 29 Haziran 2022 Çarşamba günü yapılan ilk toplantıda Yönetim Kurulu Başkanı H. Yener Gür’eş tarafından aşağıdaki hususlara değinilmiştir:

“Bu yıl seçilen yarışmanın konusu seçilirken, öğrencileri standart bir yapı tipi ile sınırlamayıp, öğrencilerin yapay zekâ (AI), sanal gerçeklik (VR), artırılmış gerçeklik (AR) yapı bilgi modellemesi (BIM) vb. dijital teknolojilerden de yararlanarak yaratıcılıklarının önünü açmak ve ileride uygulama ya da ARGE projeleri haline evrilebilecek fikirleri geliştirmelerine olanak sağlamak hedeflenmiştir.

Üstelik hoyratça ve bencilce kullandığımız doğayı tahrip etmeye devam ettiğimiz takdirde, bu sorunlar ve değişiklikler daha da artacak. Zaman zaman akademik çevrelerin ve kamunun dikkatini çekmeye çalıştığımız şu konuyu tekrarlamak istiyorum; doğa olaylarındaki bu değişim bilimsel yöntemlerle izlenmeye, nasıl ve ne yönde gelişeceği belirlenmeye çalışılmalı, yakın bir gelecekte standartlarımızda ve yönetmeliklerimizde yer alan yüklerin ve önlemlerin yetersiz kalacağı göz önüne alınarak gerekli değişiklikler üzerinde çalışmalar yapılmalıdır.

Projeyi geliştirirken tabii ki üniversitede öğrendiklerinizden yararlanacaksınız, ancak Jiddu Krishnamurti’nin dediği gibi bilgileriniz sizin yaratıcılığınızı engellemesin. Yaratıcılıkla ilgili bir uzmanın şu sözlerini paylaşmak istiyorum; “Biz bazen öğrettiklerimizin dışında fikirlerle gelen öğrenciye “saçmalama” diyoruz ve yaratıcılıklarını öldürüyoruz. Oysa yaratmak bir arayıştır, bir sınama yanılmadır. Dolayısıyla bırakın öğrencileriniz saçmalasınlar ve bu uçkun fikirleri arasından yeni bir şeyler yaratsınlar.”
Sonuç olarak, teoriyi çok iyi bilin ama kalıpların da esiri olmayın, sorgulayıcı olun. Ancak hür düşünceye sahip insanlar yaratıcı olabilirler. Düşüncelerinizi özgür bırakın ve lütfen saçmalamaktan korkmayın.”

Covid-19 salgını nedeniyle iki yıl ara verdiğimiz SteelPRO 2022 Kolokyumu, Prof. Dr. Ayhan Usta, Prof. Dr. Ece Ceylan Baba ve Dr. Selçuk İz’in de katılımlarıyla yine yüz yüze gerçekleştirildi. 19. Çelik Yapı Tasarımı Öğrenci Yarışması (SteelPRO 2022) Jürisi tarafından ödüle değer bulunan projelerin yarışmacıları ve danışman öğretim üyeleri ödüllerini 6 Aralık 2022 tarihinde gerçekleştirilen 23. Yapısal Çelik Günü kapsamında düzenlenen Ödül Töreni’nde aldılar.

— Ulusal Çelik Yapı Ödülleri 2022

Türk Yapısal Çelik Derneği tarafından, Türk mimar ve mühendislerinin gerçekleştirdikleri çelik yapı tasarım ve uygulamalarını daha geniş anlamda değerlendirmek ve ödüllendirebilmek üzere 1997 yılından bu yana iki yılda bir çeşitli formlarda çelik yapı tasarım ödülleri düzenlenmektedir. Yarışmanın amacı; çeliğin mimari, inşaat, üretim, sürdürülebilirlik ve ekonomi kriterleri açısından avantajlarını ortaya çıkaran çelik yapı tasarım ve uygulamalarını ödüllendirmek, yapısal çelik endüstrisini daha rekabetçi ve bilinir hale getirerek yatırımcı, mimar ve mühendislerin çeliğin avantajlarından daha çok yararlanmalarına olanak sağlamaktır.

Yarışma jürisi tarafından, yapı ödülleri ve tasarım ödülleri kategorilerinde ödüle değer projeler belirledikten sonra projelerin paydaşları 6 Aralık 2022 tarihinde Yeditepe Üniversitesi İnan Kıraç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen 23. Yapısal Çelik Günü kapsamında düzenlenen tören ile ödüllerini aldılar.

TUCSA’NIN ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM PLANLI ETKİNLİKLERİ


— Özellik Arz Eden Binaların Tasarım Gözetimi Çalıştayı
(18 Ekim 2023)
Yangın Güvenliği Mühendisliği ve MYK nezdinde Yangın Danışmanlığı konularında uzun zamandır üzerinde çalıştığımız hususları da içeren “Özellik Arz Eden Binaların Tasarım Gözetimi ve Kontrolü Yönetmeliği” 28 Eylül 2022 tarihinde yayımlandı. Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2’sinin Y.1.1.1 (Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik Kapsamında Tasarım Gözetimi Hizmeti, Uzmanlık Alanları) maddesinin (a) ve (b) bentleri 1/1/2024 tarihinde, (c) bendinin 1/1/2025 tarihinde yürürlüğe gireceği, diğer hükümlerinin yayım tarihinde yürürlüğe girdiği belirtilmiştir.

Deprem ve Yangın tasarımlarını ilgilendiren yönetmeliğin yangın ile ilgili bölümü 23. Yapısal Çelik Günü kapsamında İlker İbik tarafından sunuldu.

BYKHY ile ilgili bölümünün 1/1/2024 ve 1/1/2025 tarihlerinde yürürlüğe gireceği göz önüne alınarak, 28/9/2022 tarihinde yayımlanan yönetmeliğin;
  • Yükleniciler, projeciler ve diğer paydaşlar tarafından bilinirliğinin artırılması,
  • Yangından Korunma Sistemleri (YTGUA-1) ve/veya Yangından Korunma Analizleri (YTGUA-2) uzmanlık alanlarında yetkilendirilmeyi düşünen kişi ve şirketler ile yönetmeliğin kullanımında etkilenecek projeciler ve yüklenicilerin, yönetmeliğe ilişkin olası soru ve önerilerinin belirlenmesi,
amacıyla, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü ile koordineli olarak Özellik Arz Eden Binaların Tasarım Gözetimi Çalıştayı yapılması planlanmaktadır. Tarih ve yer konusunda bakanlık mutabakatı alınması kaydıyla çalıştayın 19 Ekim 2023 tarihinde bir tam gün süreli olması ve iki bölümden oluşacak çalıştayın ilk bölümünde Yönetmelik hakkında bilgilerin paylaşılması, ikinci bölümünde aşağıdaki gibi konularda oluşturulacak farklı çalıştay masalarında belirlenen konularda uzmanlar tarafından çalışmalar yapılması, soru ve önerilen değerlendirilmesi planlanmaktadır:
  • Tanım ve kriterlerin yeterliliği
  • Yönetmeliğin uygulanabilirliği ve karşılaşılması olası soru ve sorunlar
  • Uzmanlık alanları
  • Yönetmelikte belirtilen uzmanlık alanları dışında mesleki yeterlik standardı oluşturmaya gerek var mı?
  • Yangın güvenliği mühendisliği (çok disiplinli) ve özellik arz eden binaların dışındaki yapılar için yangın güvenliği danışmanlığı
  • Diğer yönetmeliklerle (TBDY, BFKHY ve Çelik Yapıların Tasarım, Hesap ve Uygulamasına Dair Yönetmelik gibi) ilişkiler.
Özellik Arz Eden Binaların Tasarım Gözetimi Çalıştayı’na kamu yetkililerinin, üniversitelerin, yerel yönetimlerin, ilgili Odalar ile STK’ların, uzman mimar ve mühendislerin davet edilmesi planlanmaktadır.

— 24. Yapısal Çelik Günü (20-21 Aralık 2023)
2000 yılından beri her yıl düzenlenen Yapısal Çelik Günlerinin 24’üncüsünün mümkün olduğu takdirde talepler doğrultusunda iki gün süreli olarak yapılması planlanmaktadır.

— CASP 2024 Uluslararası Konferansı (22-24 Mayıs 2024)
Korozyonun dünya ekonomisi açısından yılda 2,5 trilyon $, ülkemiz açısından 50 milyar $ kayba sebep olduğu gerçeğinden ve bu konuda üretilecek çözümlerin bir yandan tasarruf sağlarken diğer taraftan çelik kullanımını artıracağı görüşünden yola çıkmıştık. Ancak bu yılki 2nd International Conference and Exhibition on Corrosion and Surface Protection for Steel (CASP 2022) konferansında bir önemli husus daha ortaya çıktı: çeliğin korozyondan korunması ve kullanım ömrünün uzatılması CO2 salımının önlenmesi açısından da önemli. Dolayısıyla CASP 2024 konferansında konu küresel ısınma ve iklim değişikliği açısından daha fazla irdelenecek. Böylece markalaşan Uluslararası Korozyon ve Yüzey Koruma Konferansı serisinin üçüncüsü (3rd International Conference on Corrosion and Surface Protection for Steel) (CASP 2024) 22-24 Mayıs 2024 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. CASP 2024 uluslararası konferansının ayrıntıları https://tucsaevents.org web sayfasında yayımlanacaktır.

— 20. Çelik Yapı Tasarımı Öğrenci Yarışması (SteelPRO 2023)
SteelPRO 2023 öğrenci yarışmasının şartnamesinin 2023 yılı Mart ayında içerisinde yayımlanması planlanmaktadır.

— European Steel Design Awards (ESDA) 2023
(12 Eylül 2023)
Avrupa Çelik Yapı Tasarımı Ödülleri (ESDA) yarışmasına TUCSA tarafından önerilecek, Haziran 2020 ilâ Mayıs 2023 tarihleri arasında tamamlanmış ve kullanıma hazır hale gelmiş yapı projeleri katılmaktadır. TUCSA tarafından projelerin yüklenmesi için son tarih 30 Nisan 2023, Uluslararası Jüri tarafından değerlendirme toplantısının tarihi ise en geç 15 Haziran 2023 olarak belirlenecektir. Bu yarışma ile birlikte ESDA Öğrenci yarışması da yapılacaktır. ESDA 2023 Ödül Töreni 12 Eylül 2023 Salı Günü Eurosteel 2023 etkinlikleri kapsamında Amsterdam’da yapılacaktır.

— Eurosteel 2023 (Amsterdam, 12-14 Eylül 2023)
Avrupa’nın ve sektörün en büyük iki konferansından biri olan Eurosteel 2023 üç yılda bir, seçilen bir Avrupa ülkesinde yapılmaktadır. Bouwen met Stahl (Hollanda Çelik Yapılar Derneği) ile koordineli olarak Technical University of Delft Civil Engineering and Geosciences ve ETH Zurich – IBK Institute of Structural Engineering tarafından organize edilen Eurosteel 2023 Konferansı 12-14 Eylül 2023 tarihlerinde Amsterdam’da gerçekleştirilecektir.

TUCSA, mevcut deneyiminden yararlanarak 6 yıl sonraki Eurosteel 2029 Konferansının Türkiye’de yapılması için ev sahipliği yapmayı düşünecek olan Türkiye’deki üniversiteler ile iş birliği yapabilir ve gerekli desteği verebilir.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve KARBON SIFIR HEDEFİ


Yağışlar ve Kuraklık

T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre; 1 Ekim 2022-31 Aralık 2022 dönemini kapsayan 2023 su yılı yağışları normalinin ve geçen yıl yağışlarının altında gerçekleşti. Türkiye geneli su yılı yağışı 113.3 mm, normali 183.5 mm (1991-2020) ve geçen yıl aynı dönem su yılı yağışı 160.4 mm’dir. Yağışlarda normaline göre %38, geçen yıl aynı dönem yağışlarına göre %29 azalma mevcuttur. Üç aylık kümülatif yağışlarda tüm bölgelerimiz normallerinin altında yağış almış, en fazla azalma %53 ile Marmara Bölgesi’nde gerçekleşmiştir. Marmara Bölgesi’nin 3 aylık kümülatif yağışları son 62 yılın en düşük seviyesine inmiştir.

İstanbul’da geçen yıl 18 Kasım’da %42,6 olan barajlardaki doluluk oranı, bu sene aynı dönemde %36,2 olarak kaydedildi. İstanbul barajlarında 4,2 aylık su bulunduğu belirlendi. Böyle devam ederse yıl sonunda İstanbul’daki barajların ortalama doluluk oranın %30 mertebesine düşmesi bekleniyor.

Türkiye’deki barajlarda içme suyu oranı, 18 Kasım 2021’de 28,3 seviyesindeyken, bu sene %28,1’e düştü. Sulama suyu geçen yıl 18 Kasım’da %22,1 seviyesinden 25,3’e yükseldi.

Buraya kadar verdiğimiz rakamların amacı sadece belli istatistikleri paylaşmak değil, küresel ısınmanın sonucunda yaşam koşullarının nasıl tehdit edildiğini göstermektir.

Küresel Isınmadan Kaynaklı Diğer Doğa Olayları
İklim krizinden ve/veya çeşitli doğa olaylarından kaynaklanan sorunlara şu örnekleri sayabiliriz:
  • Avustralya yangını ile başlayan, son iki yıldır yaz aylarında Türkiye’de ve dünyada meydana gelen büyük yangınlar.
  • Son zamanlarda Ankara, Bartın, Trabzon, İzmir, Antalya ve çeşitli illerimizde meydana gelen sellerdeki artışlarda görüldüğü gibi yağış rejimlerinde meydana gelen değişiklikler sellere ve çatı çökmelerine neden olabiliyor.
  • Bir yanda seller olurken diğer taraftan kuraklıklar artıyor yer üstü ve yer altı su rezervleri azalıyor, derinleşiyor.
  • 30 Ekim 2021 İzmir / Seferihisar depreminde Sığacık’ta meydana gelen tsunamide olduğu gibi kıyılarımızda dahi tsunami görülmeye başladı.
  • Bölgemiz için anormal sayılabilecek ölçüde büyük fırtınalar ve çocukluğumuzda gazetelerden okuduğumuz ancak günümüzde ülkemizde de gördüğümüz hortumlar,
  • 15 Ağustos 2021’de Grönland’da yağmur yağması ve buzul erimeleri örneklerden sadece birkaçı.
Yükler değişiyor
Daha önceki yazılarımızda da değindiğimiz gibi, küresel ısınmaya bağlı birçok meteorolojik değişiklikler karşısında; yapı tasarımları için standartlarda belirtilen yükler de değişiyor ve değişecek. Bu durumda, yapılarımızı, hatta yapı tekniklerimizi, standartlarımızı, şehir planlamalarımızı ve altyapılarımızı gözden geçirmemizi gerektirmiyor mu?

Bu durumda, üniversitelerin ve ilgili kurumların standartlarda belirtilen yüklerin önümüzdeki yıllar içerisinde geçerliliğini koruyup koruyamayacağını, nasıl bir değişiklik izleyebileceği, belirtilen yüklerin gerçekçilikten uzaklaşması halinde nasıl bir önlem ve hesaplama yöntemi geliştirileceğinin araştırılması gerektiğini düşünüyoruz.

Yenilenebilir Enerji Gereksinimi

Tasarımda panel yükü şartı

Gezegenimizin sürdürülebilirliği açısından fosil yakıt ve nükleer enerji yerine yenilenebilir enerji kullanımı zorunluluk haline gelmiştir. Bir yandan sürdürülebilirlik açısından temiz enerji gereksinimi, bir yandan enerji ithalatının azaltılması, diğer taraftan enerji konusunda yurt dışı bağımlılığının azaltılması açısından Yenilenebilir Enerji konusu çok önemli ve gereklidir.

Bu amaçla, birçok ekilebilir alanda güneş enerji panellerinden oluşan enerji santralleri oluşurken, uzun zamandır çatıların bu amaçla değerlendirilmesi gerektiğini söylüyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarının artırılması kapsamında büyük yüzeyli endüstriyel ve ticari yapılar başta olmak üzere çatıların güneş enerji panelleriyle kaplanması da önem arz etmektedir. Yapının ilk tasarımı sırasında güneş panellerinden gelen yük hesaba katılmamışsa, çatı taşıyıcı sistemlerinin takviyesi gerekebilir. Bu durumda, çelik taşıyıcı sistemler diğer sistemlere nazaran daha kolay takviye edilebildiğinden önemli bir avantaj sağlamaktadır.

Bazı yapı sahipleri, yaptırdıkları kontrollerde çatının panellerin yükünü taşımayacağını, takviyenin ise maliyetli ve meşakkatli olduğunu belirtiyorlar. Şimdi bir adım daha öteye gidelim. Yeni yapılacak çatıların mühendislik hesapları yapılırken kar yükü, rüzgâr yükü gibi enerji paneli yükü zorunluluğu getirilse ne olur? Belki maliyet biraz artar ama ileride çatısına -özellikle endüstriyel yapılarda- güneş paneli koymak isteyenler, o anda olmasa dahi istedikleri anda büyük bir tadilat / takviye masrafı ödemeden bu işlemi yapabilirler. Bu konunun da incelenmesinde, yarar ve sakıncalarının ortaya konmasında, bu hususun; tasarımda panel yükü şart koşan -en azından belirli yapı tipleri için- bir mevzuat düzenlenmesi olanağının değerlendirilmesinde fayda olacağına inanıyoruz.

Karbon Sıfır Hedefi
Doğa olaylarındaki birçok değişikliğin nedeni olduğunu bildiğimiz küresel ısında ve iklim değişikliğinin temel nedenlerinden olan sera gazı salımının kontrol altına alınabilmesi için AB Komisyonu; 1973 yılında kabul ettiği Çevre Eylem Programı (Environmental Action Programme) ile başlattığı çalışmaların sonucu olarak Avrupa’yı 2050 yılında ilk karbon nötr bir kıta haline getirmeyi hedef alan Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) belgesini 11 Aralık 2019 tarihinde yayımladı.

(AYM linki: https://ec.europa.eu/info/sites/default/files/european-green-deal-communication_en.pdf)

Bu belge, Avrupa’da sera gazı [başlıcaları su buharı (H2O) karbondioksit (CO2), nitröz oksit (N2O), metan (CH4) ve ozon (O3)] salımının 2030 yılına kadar 1990 yılına oranla %55 oranında azaltılmasını ve 2050 yılına kadar sera gazı salımının sıfırlanmasını hedef almaktadır. Hedeflenen bu tarihlerin öne çekilmesi yönündeki çalışmalar da devam ediyor.

Kyoto Protokolü’nün 2020 yılında sona ermiş olması nedeniyle 2015 yılında yapılan ve Türkiye’nin de taraf olduğu Paris Anlaşması’na göre Türkiye 2021-2030 yılları arasında sera gazı emisyonunu %18 ilâ %21 arasında azaltmayı planlamaktadır. (Paris Anlaşması linki: https://iklim.csb.gov.tr/paris-anlasmasi-i-98587)

Türkiye’nin de taraf olduğu bu konudaki çalışmalar muhtelif bakanlıklar tarafından sürdürülürken, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Metal Sanayi Daire Başkanlığı koordinasyonundaki, üyesi olduğumuz METAL-TEK Komitesi’nin 23 Mart 2021 tarihli toplantısında AYM (EU Green Deal) paralelinde yürütülmesi gereken çalışmalar görüşüldü. Bu kapsamda, “2030 Çelik Stratejisi” hazırlanması konusunda çalışmak üzere Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) ve TUCSA’nın da içinde olacağı bir Çelik Çalışma Grubu kurulmasına karar verildi. O tarihten itibaren, AYM ve Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması (SKDM) konularındaki çalışmalar aralıksız olarak devam etmektedir.

TUCSA bu paralelde karbon salımının azaltılması için bir yandan çelik üretiminde, diğer taraftan çelik kullanımında gerekli önlemlerin alınması amacıyla bünyesinde “AYM Çalışma Grubu” oluşturdu ve Türk Yapısal Çelik Derneği tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde, Türkiye Çelik Üreticileri Derneği ile koordineli olarak 30 Eylül 2021 tarihinde İstanbul’da AYM Çalıştayı gerçekleştirildi.

Resmi Gazete'nin 16 Temmuz 2021 tarihli nüshasında yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (2021/15) uyarınca “Yeşil Mutabakat Eylem Planı” Ticaret Bakanlığı tarafından ilgili bakanlıklar ve kurumlarla koordineli olarak aynı tarihte hazırlanmış ve yayımlanmıştır. 

(AYM linki: https://ticaret.gov.tr/data/60f1200013b876eb28421b23/MUTABAKAT%20YEŞİL.pdf)

(Eylem Planı Linki: https://ticaret.gov.tr/haberler/yesil-mutabakat-eylem-plani-yayimlandi).

Eylem Planına uygun olarak;
  • T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğü tarafından “Çelik Sektörü İhtisas Çalışma Grubu”,
  • T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı TÜBİTAK tarafından “Teknolojik Dönüşüm/ Gelişim İhtisas Çalışma Grubu” oluşturularak 6 pilot sektörde (Demir-Çelik, Alüminyum, Çimento, Plastikler, Kimyasallar ve Gübre), “Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritası (TYH)” hazırlıklarının son aşamasına gelinmiştir.
Türk Yapısal Çelik Derneği her iki ihtisas çalışma grubuna da iştirak etmektedir. Çalışmalarda, CO2 salımını azaltmak için yeşil çelik üretimi çok önemli olmakla birlikte, çelik kullanımının da göz önünde bulundurulması gerektiği mükerrer olarak vurgulanmıştır.

Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması'nın Sektörümüze Etkileri

Her ne kadar Türk Yapısal Çelik Derneği bünyesindeki üye gruplarından biri çelik üreticileri ise de Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması’nın (SKDM) çelik üreticilerine ilişkin olumlu ve olumsuz yanlarının değerlendirilmesi konusunda Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) görüşleri bizim için de esastır. Bu kapsamda öncelikle belirtmeliyiz ki üretilen her yassı ve uzun ürün, çelik kullanıcıları tarafından işlenerek nihai mamul olarak hayatımıza sokulur. CO2 salımının azaltılmasında en büyük pay çelik üretimiyle ilgili olmakla beraber sera gazı salımı sadece çelik üretimi sonucunda ortaya çıkan bir husus değildir ve çelik kullanımından kaynaklanan CO2 salımını unutmamak gerekir.

Çelik kullanıcıları açısından bakıldığında TS EN 15978 (Yapılarda Sürdürülebilirlik) standardında Bina Yaşam Döngüsü Hesaplama Modülleri şu şekilde belirlenmiştir: Modül A (İmalat ve inşaat safhası), Modül B (Binanın kullanım süreci), Modül C (Binanın kullanım ömrü sonu). Çelik yapı sektörünü asıl ilgilendiren modüller; yukarıda belirtilen ve “yıkım/söküm nakliye, atık değerlendirme süreci ve kullanılamayan atıklar” alt başlıklarını kapsayan Modül C ile standartta binanın yaşam döngüsü sonrasındaki tekrar kullanım (reuse), ıslah (recovery) geri dönüşüm (recycling) ve elde edilen enerji (exported energy) alt süreçlerini kapsayan Modül D (Bina yaşam döngüsünün ötesindeki yararlar ve yükler).

Yukarıda ve ilgili standartlarda belirtilen sürdürülebilirlik prensipleri göz önüne alınarak örnekleyecek olursak…
Örneğin;
  • 3. Kullanım ömrü sonunda hurdanın değerlendirilmesi konusuna öncelik verilebilirse ve sürdürülebilirlik kapsamında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından geçen yıl yayımlanan “Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik” içeriği; ISO 20887 (Sustainability in buildings and civil engineering works – Design for disassembly and adaptability – Principles, requirements and guidance) standardı göz önüne alınarak “Binaların Yıkılması ve Sökümü Hakkında Yönetmelik” şeklinde geliştirilirse CO2 salımı azaltılabilir.”
  • Kullanımın azaltılması (reduce) kapsamında;
  • Kalite, optimizasyon ve diğer özelliklerden yararlanarak çelik kullanımı %10 azaltılırsa, CO2 salımı da yaklaşık %10 azalabilir.
  • Çeliğin kullanım ömrü uzatılırsa (çeliğin formülasyonunda yapılacak iyileştirmelerle ve/veya korozyona karşı koruma ve sürtünmeden kaynaklanan erozyona karşı direnç arttırmak suretiyle) CO2 salımı da yaklaşık aynı oranda azaltılabilir.
Geri dönüşüm (recycle) kapsamında; hurda kalitesi ve hurda tedarikini de kapsayan “hurda politikası” geliştirilebilir ve tam geri dönüşüme (up-recycle) ağırlık verilebilirse hem sera gazı salımı hem de doğal kaynak kullanımı azaltılmış olur.

Tekrar kullanım (re-use) kapsamında; ekonomik kullanım ömrü sonunda kolon ve kiriş gibi elemanların tekrar kullanım oranı artırılırsa CO2 salımı da önemli ölçüde azalmış olur. Bu amaçla;
  • Döngüsel ekonomide tekrar kullanım (re-use) konusu uzun zamandan beri CEN TC135 / WG 17 gündeminde olup, prEN 17662:2021 (Execution of steel structures and aluminium structures - Environmental Product Declarations - Product category rules complementary to EN 15804 for Steel, Iron and Aluminium structural products for use in construction works) standardı onay safhasına gelmiştir. Bu standart, ürün kategorisi kurallarını (c-PCR) sağlar. Üyesi olduğumuz Avrupa Yapısal Çelik Birliği (ECCS) TC9 Uygulama Standartları (Execution Standards) Komitesi tarafından da konu takip edilmektedir.
  • Tekrar kullanılacak çelik yapı elemanlarının hangi koşullarda yeniden kullanılabileceğine dair kriterler yetersizdir ve üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Bu amaçla yapılan çalışmalarda, tekrar kullanılacak çelik malzeme genellikle üç sınıfa ayrılmakta;
1. Birinci grupta yer alan “orijinal malzeme test sertifikaları mevcut olan ve ilgili ürün standardına uygunluğu belgelenmiş olan” malzemeler gerektiğinde (%10 kadarı) tahribatsız test ile kontrol edilir,
2. İkinci grupta yer alan “orijinal malzeme test sertifikaları mevcut olmayan, malzeme test protokolüne bakılan” tekrar kullanılacak malzemeler, akredite bir laboratuvar tarafından test edilerek, tüm mekanik ve kimyasal özellikleri ve kimyasal bileşimi tamamen belirlenir.
3.Üçüncü grupta yer alan ve “tanımlanamayan çelik” olarak nitelenen malzeme için yapının yaşı ve konumu göz önüne alınarak, güvenli tarafta kalacak şekilde en emniyetli yöntem seçilir.
 
  • Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 13 Ekim 2021 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik” ISO 20887 (Sustainability in buildings and civil engineering works - Design for disassembly and adaptability - Principles, requirements and guidance) standardı ile yukarıda belirtilen Modül C ve Modül D göz önüne alınarak “Binaların Yıkılması ve Sökümü Hakkında Yönetmelik” şeklinde geliştirilirse CO2 salımının azaltılmasına önemli ölçüde katkıda bulunulur.
  • AB bünyesinde yeni bir İnşaat Malzemeleri Tüzüğü (CPR) önerisi mevcuttur. Değişiklik önerisi aşağıdaki maddeleri de kapsamaktadır:
1. Md 2: Kullanım amacı veya karakteristikleri değiştiğinde yeni DoP (Declaration of Performance) gerekir.
2. Md 22: Yeni bir DoP önceki DoP’ye dayandırılabilir. Bu husus “kullanılmış” (used), “yeniden imal edilmiş” (remanufactured) ve “üretim fazlası” (surplus) ürünlere uygulanabilir.
  • Dolayısıyla biz burada çelik üretimi ile ilgili hususların dışında kalan ve yukarıda belirtilen hususları göz önüne alarak çelik kullanıcısı olan tasarımcılar, çelik yapı (çelik konstrüksiyon) imalatçıları ve yüklenicileri açısında konuyu ele alacağız.
1. Çelik yapı tasarımcıları (müşavir, mimar ve mühendisler) açısından; yapılacak mimari ve mühendislik tasarımının, sera gazı salımını azaltmak üzere yukarıda bahsedilen kullanımın azaltılması (reduce) ve tekrar kullanım (re-use) konularını da kapsayacak şekilde yapılması, bu amaçla optimizasyon ve Yapı Bilgi Modellemesi (BIM) gibi yazılım / sistemlerinin kullanımı ve geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Kamu otoritesi bu konuyu teşvik edecek regülasyonlara öncelik vermeli ve yatırımcılar da bu uygulamaları teşvik ve talep etmelidir.
2. Çelik yapı (çelik konstrüksiyon) imalatçıları ve saha kurulumcuları (montajcıları) açısından; çok büyük değişiklik olmamakla beraber, kalite kontrol sistemlerinin yaygınlaştırılması, imalatta otomasyon, robot kullanımı, verimliliğin artırılması gibi önlemler ile montajda sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) gibi gelişmiş teknolojilerin kullanılması suretiyle sera gazı salımının azaltılmasına katkıda bulunulmuş olur. Bu amaçla karbon ayak izi belgesi (Eurocert) yaygınlaştırılmalı ve sera gazlarına ilişkin TS EN ISO 14064 serisi standartlar, TS EN ISO 14066, TS EN ISO 14067 standartların kullanımına öncelik verilmelidir.
3. Çelik yapı yüklenicileri açısından;
a. Kârı artırmak için kaliteden feragat edilmesini önleyecek önlemlerin alınması,
b. Değer mühendisliği (value engineering) çalışmalarında, tasarımdan teslime kadarki süreçte, nakliye gibi dolaylı konular da dâhil sera gazı salımına öncelik verilerek maliyetlerin değerlendirilmesi,
c. Tasarım, imalat ve montaj safhalarında alınması gereken ve yukarıda değinilen önlemlerin istenmesi ve takip edilmesi,
gerekli olmaktadır.
 
  • Yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması’nın (SKDM) çelik yapı sektörüne etkileri değerlendirildiğinde;
a. Maliyetlerin doğru hesaplanması açısından, ilgili bakanlıkların üzerinde yoğun çalışmalar yaptıkları SDKM konusuna bir an önce açıklık getirilmesine belirsizliklerin ortadan kaldırılmasına ihtiyaç vardır.
b. Dünyanın her yerinde yapılar yapan ülkemiz için, nakliyeden kaynaklanan CO2 salımı dolaylı olarak uzak mesafelerde çelik yapı yapımını etkileyebilecektir. Bu da Türk çelik konstrüksiyon imalatçılarını yurt dışında / hedef ülkede imalat yapmaya zorlayabilir. Bu konuda da alınabilecek önlemler üzerinde çalışma yapılmalıdır.

Çelik üreticisi üyelerimizin tamamı, çelik yapı imalatçısı / fabrikatörü ve yüklenicisi üyelerimizden bir kısmı karbondioksit ayak izi belgesine sahip olup raporlamasına başlamışlardır.

SONUÇ VE ÖNERİLER
  1. CASP serisi konferanslar da göstermektedir ki en çok çelik sektörünü ilgilendiren Korozyon konusu, özellikle ülkemizde yeterince bilinmeyen ve önemsenmeyen bir bilim dalıdır. CASP konferansları, sektörümüzü doğrudan ilgilendiren ve bu alanda bilimsel çalışmaların sektör adına teşvik edilmesi ve bilincin artması yönünde fayda sağlayacaktır.
  2. Çelik yapı ihracatı çeliğin daha yüksek katma değerle ihracatına olanak sağlamaktadır ve TUCSA, çelik yapı ihracatının artırılması yönünde tanıtım faaliyetlerini sürdürecektir. Bu çabalar için çelik köprü ihracatı esas çıkış noktası olacaktır.
  3. Sektörümüz için zor geçeceği değerlendirilen 2023 yılı için yapılması gereken; karalar bağlamak değil dayanışma içinde gerçekçi çıkış yolları aramaktır. Enerji maliyetlerindeki artış ve taleplerdeki düşüş nedeniyle Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de çelik üretiminde kısıtlamalara gidileceği değerlendirilmektedir. Çelik yapılar konusunda, ABD ve Çin dâhil birçok alanda yeni arayışların tam zamanıdır.
  4. Sera gazı salımını azaltma çalışmaları paralelinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından;
  5. Türk Yapısal Çelik Derneğinin 9 Ekim 2019 tarihli tebliğ ile üyesi olduğu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürlüğüne bağlı Metal Sanayi Teknik Komitesi (Metal-Tek) tarafından demir çelik sektöründe sera gazı salımının azaltılmasına ilişkin çalışmalarda, yukarıda Madde 1 kapsamında belirtildiği gibi çelik kullanımına ilişkin hususların göz önünde bulundurulması,
  6. Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanmış olan Yeşil Mutabakat Eylem Planı doğrultusunda TÜBİTAK tarafından yürütülen “Teknolojik Dönüşüm-Gelişim İhtisas Çalışma Grubu” çalışmalarında çeliğin kullanımından kaynaklanan sera gazı salımının azaltılması konusunun göz önünde bulundurulması, buna paralel olarak dijitalleşme projelerinin desteklenmesi,
  7. Sera gazı salımını azaltma çalışmaları paralelinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından;
  8. “Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik”in ISO 20887 (Sustainability in buildings and civil engineering works - Design for disassembly and adaptability - Principles, requirements and guidance) standardı ile yukarıda belirtilen Modül C ve Modül D göz önüne alınarak “Binaların Yıkılması ve Sökümü Hakkında Yönetmelik” şeklinde geliştirilmesi ve genişletilmesi,
  9. AB İnşaat Malzemeleri Tüzüğü (CPR) değişiklik önerisinin ilgili taraflarla paylaşılması ve erken görüş oluşturulması,
  10. Özellik Arz Eden Binaların Tasarım Gözetimi ve Kontrolü Hizmetlerine Dair Yönetmelik gibi bir yönetmelik yayımlayarak yüklenicilerin sera gazı salımını azaltıcı önlemler konusunda sorumluluklarının belirlenmesi,
  11. Sera gazı salımını azaltma çalışmaları paralelinde TSE tarafından;
  12. ISO 20887 (Sustainability in buildings and civil engineering works - Design for disassembly and adaptability - Principles, requirements and guidance) standardı TS haline getirilmesi ve Türkçeye çevrilmesi,
  13. prEN 17662:2021 (Execution of steel structures and aluminium structures - Environmental Product Declarations - Product category rules complementary to EN 15804 for Steel, Iron and Aluminium structural products for use in construction works) standardı onaylanarak yürürlüğe girmesinin çabuklaştırılması,
  14. CEN/TC135/WG2 tarafından üzerinde çalışılan ve bu aralarda nihai taslak haline gelmesi ve 2024’de yayımlanması beklenen Teknik Spesifikasyon ile ilgili çalışmaların mümkünse ilgili taraflarla paylaşılması, tekrar kullanılacak çelik yapı elemanlarının hangi koşullarda yeniden kullanılabileceğine dair kriterlerin ilgili kurumlarla koordineli olarak geliştirilmesinin,
  15. uygun ve yararlı olacağı değerlendirilmektedir.
Çelik Yapılar - Sayı: 79 - Kasım / Aralık 2022

Kendimizi Sınayalım

KENDİMİZİ SINAYALIM SORU 79



© 2014 - Türk Yapısal Çelik Derneği