TR|EN
Güncel
E-Bülten Aboneliği
SteelPro 2023
18th New Horizons
Tevfik Seno Arda Lisesi
Yayınlar > Çelik Yapılar
Sayı: 73 - Kasım / Aralık 2021

Yarışma


GÖYDÜP (Eşdeğer Ödül)

18. Çelik Yapı Tasarımı Öğrenci Yarışmasında (SteelPRO 2021) Eşdeğer Ödüle layık görülen Göç Yerleşim Düzeni Projesi (GÖYDÜP), artan göçmen sayısının ardından yaşanan konut sorununun yanı sıra meydana gelen kültürel değişimleri de çözmeyi hedefliyor.

  
PROJE EKİBİ
Reyhan Arslantürk - Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Mimarlık Bölümü
Esma Nur Kamar - Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Mimarlık Bölümü
Elanur Erdağı - Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Mimarlık Bölümü
İnci Nur Çakar - Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü
Danışman:
Dr. Öğr. Üyesi Semih Serkan Ustaoğlu - Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Mimarlık Bölümü
 
Mimarlık Raporu
Güncel bir konu olan Suriye iç savaşı nedeniyle insanlar hızla ülkemize göç ediyor. Yaşanan bu göç dalgası nedeniyle Türkiye’de hızlı bir nüfus artışı meydana geldi ve konut sıkıntıları da başladı. GÖYDÜP projesi, Suriye halkının yaşam şekillerini koruyarak, bu insanlara yeni yerleşim yerleri sunmayı amaçlıyor.
 
Göç yerleşim düzeni projesindeki konsept, yapıların taşınabilir olması ve insanların evlerini kendilerinin kurmasını sağlamayı hedefliyor. Bu fikrin uygulanabilir olması için çelik strüktür prefabrik beton döşeme ve prefabrik çift cidarlı alçıpan duvar yapı elemanları projede kullanıldı. 
 
Yerleşim yerinin konumu Türkiye-Suriye sınırı olarak belirlendi. Burada Suriye halkının sınırın ötesinde kalmalarından dolayı kendilerini güvende hissetmeleri ve toplu bir halde birbirlerinden kopmadan yaşamaları hedeflendi. 
 
GÖYDÜP’te 3 tane modül plan tasarlandı. Temel birim 600x300 cm olarak alındı. Birbirlerine eklenerek planlar oluşturuldu, tek veya iki katlı birleştirilebilir bir yapı ortaya çıktı. Modül planların üst üste eklenmesiyle yarı açık alanlar ve teraslar oluşması hedeflendi. Böylece farklı mekânlar ortaya çıkmış oldu. Temel birim sadece konut işlevi için değil, sağlık yapısı, dini mekânlar, güvenlik binaları ve ortak mekânlar için de birleştirilip eklenme özelliğine sahip. Yeşil alanlar ise ayrıca insanlara tarımsal ürünlerini üretme fırsatı da sunuyor. 
 
Projenin işleyiş mantığı sayesinde Suriye halkının yaşam kültürünün bozulmaması ve yerleşim kararlarından dolayı dayanışma ile samimiyet duygularının artması hedefleniyor. Böylece savaş psikolojisinden insanları kurtarmak da amaçlanıyor. 
 
Mühendislik Raporu
Çelik, avantajları çok fazla olan bir yapı malzemesi olup yüksek dayanım ve sünekliğinden dolayı yapılarda çeşitli şekillerde kullanılmakta. Çeliğin tek başına kullanımının yaygınlaşması yapı disiplinlerinden olan mimariyi ve mühendisliği önemli ölçülerde etkilemekte, birçok açıdan tasarımları kolaylaştırmakta ve estetik olarak geliştirmekte. Ayrıca çeşitli çevre koşullarına karşı dayanımı oldukça yüksek olan çelik bu özellikleri sayesinde yapının dayanımını arttırırken ömrünü de uzatmakta. Çeliğin birleşim detayları ile birlikte portatif bir malzeme oluşu, yapının sökülerek başka bir konumda yeniden birleştirilebilir niteliği ve inşa süresinin betonarme yapılara göre kısa oluşu göç ve afet yapıları tasarımında uzun vadede pozitif etkiler yaratmakta.
 
Mimari projesi hazırlanmış olan projenin, statik olarak da uygunluğu yarışma şartnamesinde belirtilen koşullar ve yönetmelikler çerçevesinde belirlendi. Yapının tasarımı yapılırken Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2018 (TBDY 2018) ve Çelik Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapım Esaslarına Dair Yönetmelik (2018) yönetmelikleri kullanılmış olup rüzgâr ve kar yükleri, boyutlandırmada alınacak yüklerin hesap değerleri için TS-EN-1991 ve TS-498 standartlarından faydalanıldı. 
 
Hesabı ve tasarımı yapılan yapı, 2 normal kattan oluşmakta. Kat yükseklikleri bütün katlarda 3 m, zemin üstünde bina toplam yüksekliği 6 m olarak belirlendi. Katlar geçici barınma yapısı olarak kullanılacak olup, göç durumlarında kurulumu ve sökümü vinç yardımıyla portatif olabilecek şekilde tasarlandı. Binanın aks sistemi X-X doğrultusundaki uzunluğu eksenden eksene 18,08 m ve Y-Y doğrultusundaki uzunluğu eksenden eksene 13,52 m. Deprem hesaplarında konum olarak Kilis ili, Musabeyli İlçesi göz önüne alındı (Enlem 36.842° Boylam 28,708°). DD-2 Deprem Yer Hareketi düzeyinde AFAD çıktıları Ss=0,674 (Kısa Periyot Harita Spektral İvme Katsayısı) S1=0,190 (1 Saniye Periyot İçin Harita Spektral İvme Katsayısı) ve zemin sınıfı ZB olarak elde edildi.
 
Kar yükü hesabı TS EN 1991-1-3 yönetmeliğine göre yapıldı. Zemin yüzeyindeki kar ağırlığını (Sk), TS EN 1991-1-3 Ek MA Çizelge MA.1’e göre Sk= 0,75 kN/ m² olarak oluşturuldu. Rüzgâr hızı 28 m/s olarak tablodan okundu ve emme 0,5 kN/ mm²  olarak alındı. Duvarın olup olmamasına göre rüzgâr yükü dağıtıldı ve programa eklendi.
 
Mimari tasarımda modüllerin birleşiminden oluşan yapının hesabında modül birleşimleri incelenerek, en elverişsiz sonuçları vereceği düşünülen modül birleşimi seçildi ve matematik modeli SAP2000 üzerinden ön hesap boyutlandırmalarıyla modellendi.
 
Yapı tasarımında etkilenilen yüklerde, yapının kendi ağırlığı kullanılan program tarafından hesaplandı. Sabit yükler altında duvar, sıva, döşeme betonu, beton sacı vb. gibi elemanlardan gelen yükler ve hareketli yük için kullanım amacına göre TS498 standardından elde edilen yük kullanılan programda ilgili yerlere yüklendi. Yük kombinasyonları için, “Çelik Yapıların Tasarım, Hesap ve Yapım Esaslarına Dair Yönetmelik (2018)” göz önüne alınarak yüklemeler gerçekleştirildi ve elde edilen en elverişsiz kesitlerin saptanması doğrultusunda bu kesitlere etkiyen yüklerin, kesitler tarafından emniyetli olarak aktarılması durumu göz önünde bulunduruldu.
 
Yapının süneklik düzeyi ve şekil değiştirilebilme kapasitesi yüksek olarak kurgulandı. Deprem yüklerinin hesaplanmasında bina önem katsayısı, deprem yükü azaltma katsayısı vb. parametrelerin belirlenmesinde TBDY 2018’den yararlanıldı. Yapının performans hedefi KH (Kontrollü Hasar) ve tasarım yaklaşımı DGT (Dayanıma göre tasarım) olarak belirlendi.
 
Çeşitli yük kombinasyonlarını, deprem için Response Spectrum’u, rüzgâr ve kar yüklerini yayılı yük olarak tanımladıktan ve profil tipleri belirlenip SAP2000’e atadıktan sonra, program çalıştırılarak otomatik olarak her eleman üzerindeki yükleri ve deplasmanları hesaplandı. İlk analiz sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda, kolon kesitleri HE160B profilinden HE200B profiline büyütüldü. Ana kirişler IPE120 ve tali kirişler çift yönde IPE100 olarak belirlendi ve daha sonra yine SAP2000 programında “Steel Design“ kısmında TS648’e en benzer kod olan AISC-ASD89’a göre dizayn yapıldı. Analizden sonra yapının hepsinin güvende olduğu görülmüş olup, elemanlardaki streslere bakıldığında düşük stres değerleriyle karşılaşıldı. Analiz sonuçları yorumlandığında modelin statik olarak stabil olduğu görüldü ve göçme riski gözlemlenmedi.
 
Tüm elemanlara gelen yüklemeler kesit kapasitelerinin altında ve ortalama olarak 0,3 bandında. Yalnızca iki kirişte kesit kapasitesine yaklaşma gözlemlendi. Bu elemanda kesit artırımı yoluna gidilebilmek mümkündür. Analiz sonucunda hiçbir elemanda taşıma gücü aşılmamış ve herhangi bir göçme durumu oluşmamıştır.

Jüri Değerlendirmesi
Çağdaş bir öneri olduğu değerlendirilen tasarım hem çelik sistemin kendi içinde detaylanması hem de büyüyerek daha kentsel ölçekte anlamlı bir yapısal arka plan oluşturması ve bunun da bir sosyal sorunla entegre olarak projelendirilmesi nedeniyle çok olumlu bulundu.
 
Mühendislik raporu da detaylı ve başarılı bulundu. Taşıyıcı sistem de hesaplar ile birlikte yeterli düzeyde açıklanmıştır. Öğrencilerin sahip olduğu bir eski yönetmeliğin kullanılmış olduğu düşünülmekle birlikte, çalışmanın bütünü açısından sorun olmadığı düzeltilebilir olduğu değerlendirilmiştir. 

KONTROLSÜZ GÖÇ KONUSUNU ELE ALDIK
“Projede çelik kullanımının beton kullanımına göre en büyük avantajı hızlı inşa süreci diyebiliriz. Çünkü insanların çeşitli sebeplerle birlikte acil olarak barınma ihtiyaçları meydana geliyor ve önemli olan bunu hızlı ve efektif şekilde karşılayabilmek.” Mülteci sorununa özel bir çözüm sunan ödüllü GÖYDÜP projesiyle ilgili olarak merak ettiklerimizi projeyi oluşturan öğrencilere sorduk. 
 
Öncelikle böyle farklı bir proje oluşturma fikri nasıl doğdu bunu öğrenebilir miyiz?
Mimarlık disiplininin çözüm üretme işlevini benimseyerek günümüzün en büyük sosyolojik ve global problemlerinden biri olan kontrolsüz göç konusunu ele almaya karar verdik. Kontrolsüz göçün hem mülteci sınıflarına hem de yerel halka verdiği psikolojik ve diğer etkenlerden oluşan zararları analiz ettik. GÖYDÜP projesinin tasarımı yerleşimi ve konsepti ile bu sorunlara çözüm bulmayı düşündük. Bu düşüncemiz doğrultusunda proje fikrimiz doğmuş oldu.
 
Proje konseptinde taşınabilir bir yapı görüyoruz. Bunun uygulanması adına hangi malzemeler tercih edildi? 
SteelPRO 2021 yarışmasının ana konusu olarak dönüşebilir yapı tekniği kullanma fikri hem projemizin çıkış amacına hem de konseptimize çok uygundu. Çelik yapının hem kullanıcılar tarafından kendileri kurabilecekleri bir malzemeye olanak sağlaması, hem de dönüştürebilir olması taşınma konusuna da avantaj sağlayarak bizlere kolaylık tanıdı. Yapının duvarlarında ponza taşı kullanıldı, hafif ve kendinden yalıtımlı bir malzeme olduğu için projemizin konseptine uygun bulduk, sosyal alanlarda asma germe sistem ilhamıyla kullanıcıların kültürel alışkanlıklarının da dışına çıkmayacak şekilde tenteler kullanıldı.

Çelik kullanımının bu projeye sağladığı katkılar nelerdir?
Projenin çelik ile tasarlanması öncelikli olarak yarışmanın şartnamesinden geliyordu. Onun dışında baştan sona çelikle düşünüp, bu doğrultuda tasarlamak, projeyi daha dinamik kılmamız açısından bize yardımcı oldu. Belirli modülleri istediğimiz gibi birleştirebilmek, projeye dinamik bir etki katarken aslında aynı formlardan birçok farklı forma erişmemize imkân sağladı. Çeliğin tekrar tekrar kullanılabilir bir malzeme oluşunu birleşim detaylarımızda bulonlu (cıvatalı) birleşimler kullanarak zenginleştirdik. Göç temasıyla tasarladığımız projemizde, malzememizin tekrarlı hizmet ömrü boyunca hasarsız kullanımı kadar, yapıların hızlı ve strüktürel açıdan sağlıklı kurulumları da bizler için önemliydi. Bu sebeple çelik birleşimlerini bulonlu yaparak modülleri sürdürülebilir hale getirdik.
 
Projede çelik kullanımının beton kullanımına göre en büyük avantajı hızlı inşa süreci diyebiliriz. Çünkü insanların çeşitli sebeplerle birlikte acil olarak barınma ihtiyaçları meydana geliyor ve önemli olan bunu hızlı ve efektif şekilde karşılayabilmek.

Projeyi tasarlarken hangi programlardan yararlandınız?
Yapısal tasarım ve hesapları yaparken SAP2000 programında çalıştık. Elde yaptığımız hesapların yanında tekrarlı hesapları yönetmelikler ışığında MS Excel üzerinde gerçekleştirdik. Modüllerle birlikte modüler siteme uygun oluşturduğumuz projemizde belli ihtiyaçlara göre modülleri şekillendirdik ve kişi sayılarına uygun olacak şekilde konumlandırdık. Bunları yaparken Autocad’de çizimlerimizi gerçekleştirerek modellemelerimizi Sketchup ile oluşturup Lumion üzerinden gerçekçi yaşanmışlık oluşturan görüntüler vermeyi hedeflendik. Tüm projemizin en önemli kısımlarından biri olan konseptimizi kolajlarla tam anlamıyla anlatmak istediğimiz için Adobe Photoshop ve Adobe Illustratör programlarıyla tamamladık.
 
Projede insan psikolojisinin de dikkate alındığını görüyoruz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?
Yerleşim mimarisinin odak noktası insandır. Projemizin konusu da zorunlu göç eden insanlar üzerine olduğu için onların içinde oldukları psikolojiyi bir kenara bırakamayız. İstenmeyen bir süreç içerisinde onlara yerleşim yeri sunarken aynı zamanda benimsemelerini istemekteyiz. Bu sebeple sistemimizi birbirine bağlı modüller oluşturarak sosyalleşebilecekleri ortak yarı açık, kapalı ve açık alanlar oluşturduk. Böylece etkileşim halinde olunan, yaşanan bir kent ortaya çıktı. Kurduğumuz yaşam modülüyle psikolojik etkiyi hafifletmeyi hedefledik.
 
Yarışmadan edindiğiniz deneyimleri bizimle paylaşır mısınız?
SteelPRO 2021’in en büyük katkılarından birisi, çelik projelerine karşı kazandığımız sempati oldu. Yarışma sayesinde çelik projesi yapabilmeye çalıştık ki aslında burada danışman hocamızın bizi desteklemesi en büyük motivasyonumuzdu. Bazen bilgilerimizi yarışma heyecanından toparlayamadık. Bu noktada kendisinin desteği olmasa, olmazdı. Derslerden yeni çelik yönetmeliğine bir miktar hâkim olsak da tasarım yapılmadığı sürece tam bir kazanım gerçekleşmiyordu. Ama yarışma sayesinde yönetmeliği sıklıkla okumak, bu alanda araştırma yapıp fikirler üretmek oldukça keyifli ve öğreticiydi. 
 
Mimarlıkla ilgili en ufak detay çok büyük bir hazine bizim için ve her birini öğrenmek bizlere büyük ışık veriyor. Bu bilgi hazinesinin içinde öğrencilik hayatımızda çelik gibi önemli malzemeyi hayatımıza katmak bizler için çok büyük etki uyandırdı. Aynı zamanda hepimizin dönem boyunca yaptığı belli projeler var. Fakat belli bir süre içinde daha heyecanlı çalışmak bizleri mesleğimize daha çok bağladı diyebiliriz. Betonarme üzerinde ilerlemeye başlayan mimari anlayışın yanında çelik ile ilgili bir adım atarak söküme uygun çalışmaları inceleyip çalışma fırsatımız oldu. Bu sebeple kesinlikle mimarlık öğrencisi ve bir mimar adayı olarak hayatlarımıza çelik strüktürü ekleyerek çalışmalarımızda zevkle kullanacağız. Bölümümüz gereği sorun odaklı ilerlememiz gerektiğini biliyoruz fakat sorunu da kendimiz belirleyerek ilerlediğimiz zaman kendi dert ettiğimiz noktalara değinebilmek bizlere çok önemli bir bakış açısı kazandırdı. Bunların yanında diğer yarışmalar için bizlere özgüven sağladı.
Çelik Yapılar - Sayı: 73 - Kasım / Aralık 2021

Kendimizi Sınayalım

Sayı 73 Soru



© 2014 - Türk Yapısal Çelik Derneği